FLUXUS’U ANLAYAMAMAK

Batı Berlin’deki Karl Marx Meydanı’nda bir adam, elindeki kızıl renkli süpürgeye dayanmış, 1 Mayıs eylemlerini izliyor saatlerce. Sloganlar atılıyor, pankartlar açılıyor, sözde devirler açılıp kapanıyor, eylemler bitiyor. Kızıl süpürgeli adam meydanı süpürüp, süprüntüleri sarı derili torbalara doldurup bir sergi alanının yolunu tutuyor. (Joseph Beuys, Süprüntüler)

60’ların başında bir adam, nükleer silahları protesto etmek amacıyla koca bir naylonu baştan aşağı boyuyor; pardon, yakıyor. “Kendini Yok Eden Sanat” ın kurucusu oluyor. (Gustav Metzger, Acid Action Painting)

Yine aynı dönemde New York’ta bir kadın, dünya barışı için, bir seyirci kitlesine sahne performansı sırasında kıyafetlerini parça parça kestiriyor. ( Yoko Ono, Cut Piece)

Ve niceleri.

Sanatı toplumsallaştırmak gayesiyle eylemliliği ve değişimin sürekliliği savunan, her fırsatta akademizme ve ticarileştirilmiş sanata karşı duran bakışlarıyla bilinir Fluxus insanları.

Dönemin haylaz çocuklarıdır en bilindik tabirle. Ürünleri, etkileri günümüzde de süregelen sanatsal bir devrimin parçalarıdır. Her biri birer manifesto niteliği taşıyan fikirlere sahiptirler. Eserleriyle, -daha doğru bir ifadeyle ‘eylemleriyle’-, kendilerinden sonra ortaya çıkacak birçok sanat akımına öncülük ederler.

Bu aşırı toplumcu fikir/sanat meselesinin kendi benliğini bir noktada aşabilen muhteşem bireyciliğin bir sonucu olduğunu varsayabiliriz. Bu noktada fikir, birey ve toplum arasında özünde pek de kısır olmayan, aksine birbirini besleme ve sömürme üzerine kurulmuş bir döngünün içerisinde buluruz kendimizi. Toplumsal norm diye bir kavramın aslında bireysel normların manipüle edilmiş hali olduğunun ayırdına varırız. Döneminde “uçarı” veya “anormal” diye nitelendirilmiş bu insanların, sanatın bir yaşam biçimi olduğunun ete-kemiğe bürünmüş örnekleri olduğunu yahut anormallik kavramının farklı düşünen iki insanın aynı anda aynı ortamda bulunabilmesinden kaynaklandığını inkar edebilir miyiz?

Daha fazla kafa karışıklığı için burayı ziyaret etmekte fayda var.