her alkışa bir yuha
17 aylık oldu ali bey ve benim torun
rüzgarı alkışlıyor
tutulan bir gümüş balığını alkışlıyor
önüne konan karpuzu alkışlıyor
kendi sesini alkışlıyor
dileğim o ki:
büyüdüğünde de çevresinde er geç dönecek boklukları da
aynı heyecanla yuhalasın yeri göğü inletircesine…

can yücel

ali şu an kaç yaşında ve ne kadar yuhalıyor bilmiyorum ama ülkede yuhalayanlar “şerefsiz”, “nankör”, “babasını bile bilmeyenler” olarak adlandırılıyor can baba. galatasarayın yeni stadının açılışında sadece bir devlet kurumunda görevli halbuki bayraktar vatandaşın vergileriyle sağladığı maddi desteği tayyip erdoğan’la para birleştirip yaptık kıvamında aktarırken “stad helal-i hoş olsun” dedi. bunu ıslıklayan taraftarın geldiği son nokta ise “protesto edenleri kameradan tesbit ettirip kombinelerini alacağız” oldu. demokrasi ile yönetildiği iddaa edilen bir ülkede herhangi bir şiddet kullanılmadan ıslıklamak bile caiz değilmiş bunu görmüş olduk.

ultraslan ve karabükspor başkanın yaptığı ekiki kıvamında açıklamalar ardından basının %95’nin “skandal”, “talihsizlik” olarak nitelendirmesi ise bizi şaşırtmadı. ortak nokta saygısızlık yapıldığı ve eleştirinin yanlış bir zamanda yapıldığı. galatasaray taraftarı birebirde tayyip erdoğan ve toki başkanlığıyla diyalog yaşayabilir kıvamda ve bize söylemiyorlarsa kendilerini kınıyorum. daha ilginç bir noktada başkanların istediği “müşteri” kıvamındaki bir kitlenin – sadece kombine sahipleri ve davetiyeliler gidebildi – protestosu. hani nerede sizin “müşteri her zaman haklıdır”, “markayı kurumlar değil tüketiciler oluşturur” mottonuz?

gelinen noktada problem artık sadece galatarasay taraftarının değil, yolu tribünden geçen bütün taraftarların problemidir. tribünde sadece ıslıkla bir şeyleri protesto edip küfürlere, tehditlere maruz kalıp, kameralardan gözaltına alınma, kombinenin iptal edilemesi ihtimaline sessiz kalmak rasyonel değildir.

bütün takımların taraftaları;
birleşin!

d.not: can yücel ile başlamışken, can yücel ile bitirelim. inci sözlük “can yücel gibi yazmayı öğretiyorum” başlığı akademik yayınlara ders nitelikte bir sosyal araştırma olmuş. şukularını veriyoruz.