Uyumsuzluk, anlaşıldığı andan sonra bir tutkudur, tutkuların en can alıcısıdır. Ama tutkularımızla yaşayabilecek miyiz, yaşayamayacak mıyız, yüreğimizi bir yandan coştururken, bir yandan da yakacak olan derin yasalarını benimseyecek miyiz, benimsemeyecek miyiz, işte tüm sorun bu.

albert camus’u anlatmaya gerek yok, doğrudan “sisifos söyleni”ne girelim. kitap II. dünya savaşı sırasında yayımlanıyor. savaşın etkisi ile birlikte intihar, yaşam ve uyumsuzu anlatıyor. sisifos ise bilmeyenler için yunan mitolojisinden. homeros’a göre ölümlülerin en bilgesi. tanrıları kızdırması sonucu kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılan arkadaş ama tam tepeye vardığı anda taş bir şekilde aşağı yuvarlanıyor. camus da bu kısır döngüdeki trajediyi her deneyenişinde tekrar düşeceğini bile bile çıkarma gayreti olarak görüyor. en büyük uyumsuz kahraman sisifos hatrına okunmadan vazgeçilmemesi gereken eserlerden. sizindir.

download – albert camus / sisifos söyleni – .pdf