aklım
sonsuz uzunlukta,
bir ipliğin genişliğinde,
bir yola,
çıkıyor gibi gözüküyor.
bir iplik gece ile aynı renkte olan.
dışarı,
dar bir otoyol boyunca
zihnimde akıp giden,
merakla yönlendirilen,
kabul ile aydınlanan.
uzak ve dışarı,
harika bir şekilde atılmış,
derenin akışının derinliklerinde çırpınan,
tüylü bir kanca gibi.
uzanabileceğim bir yerin ötesinde,
kanca gevşeyerek bir mızrağa dönüşüyor,
ve mızrak kendini parçalayarak bir iğneye,
ve iğne dünyayı dikerek topluyor.
bir iskelet üzerine deriyi dikiyor
ve dudak üzerine ruj sürüyor.
dağların üzerine eşarp dikiyor —
acımasız bir kan dolaşımı gibi
her şeyin üzerinden geçiyor.

ve tünel huzur verici bir mesaj
ile doluyor:
birlik olmanın harikulade farkındalığı.
dünyanın tüm farklıları;
çelişkinin farklı kanatları,
problemin iki yüzü,
taçyapraklarını çeken sorular,
makas biçimindeki vicdan,
bütün farklı kutuplar,
kendi görünümlerindeki şeyler,
ve gölgesi olmayan şeyler,
ve sokaklardaki gündelik patlamalar;
bu yüz ve diğeri;
bir ev ve diş ağrısı,
sadece isimlerinde farklı harfler olan patlamalar–
iğnem her şeyi deliyor.
ve kendimi,
benim açgözlü fantezilerimi,
var olan
ve var olmayan her şeyi:
eşsiz güzellikteki bir kolyenin parçasıyız
ve önemsiz.

Leonard Cohen, 1965 dolayları

çeviri ve yorum: etilen