Ah, İşte o paragraf. . .

« . . . İnsan artık yaşamın merkezinde değil, Dünyanın, kendisine, yavaşça biçim vermiş ve olgunlaştırmış olan çiçeği değil artık. O diğer bütün her şeyle bir, diğer bütün şeylerle aynı uçakta, sonsuzluğun, diğer parçalarından ne daha az ne daha çok önemli olmayan bir başka parçacığı. Yeryüzü ağaçlara geçiyor, ağaçlar meyvalar insana ya da hayvana, insan ya da hayvan toprağa; yaşamın bu dolaşımı, içinde; dalgaların kabarıp yuvarlanması gibi, birbirinin içine giren, yürek çarpışları gibi birbirini aşan ve yeniden görünmek için akıntıya kapılıp yok olan biçimlerin bir anlık ortaya çıkışları olan bu karmaşık evreni oluşturur. İnsan, yarın elde edeceği biçimi terketmek için onu kuvvetli kılacak araçlara dün sahip olup olamadığını bilmez. Her şey sadece bir görünüştür, ve görünüşlerin çeşitliliğinin altındadır, Brahma, dünyanın ruhu, bir birliktir . . . birbirine girmiş biçim ve faaliyetler okyanusunda kaybolmuş olarak, hala bir biçim mi yoksa ruh mu olduğunu bilebilir mi? Bizden önce olan şey, düşünen bir varlık mı, hatta yaşayan bir varlık mı, bir gezegen mi, yoksa bir taştan kesilmiş bir şey mi? Filizlenme ve çürüme aralıksız olarak hasıl edilmişdir. Her şeyin sıkıntılı bir anı vardır, bir yüreğin çarpışları gibi yayılmış cisim. Cisimde harekete geçen gücün sahibi olmak gibi bilinçsiz bir sarhoşluğu tatmak için ondan yararlanan birinin içinde mevcut olmaz mı Akıl?»

henry miller – nexus

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir