adnan dura – piri

Derin deniz uykusunda bir deniz adamının öyküsü

Ahtapotu andıran bu adam, denizin derinliklerinde ulaşabildiği sayısız bucağı kendine yuva edinir, formları tanımlanamayan bu yuvalarını her ne pahasına olursa olsun savunurmuş. Kıvrak yöntemleriyle denizin diplerindeki her türlü savaşın üstesinden gelebilirmiş bu adam. Bedenindeki şahsına münhasır, envai çeşit deseniyle yetinmez: denizin dikkatini daha çok çekebilmek için yenilenir de yenilenirmiş. Durmadan düşünür, keşfedilecek yeni deniz bucakları aramaya koyulurmuş. Bazen zihni yorgun düşer: derin uykulara dalarmış.

O kadar derin uyurmuş ki, gözlerini açtığında evrenin farklı bir parçasını avuçlarken bulurmuş kendini. Fakat nedense hiçbir zaman denizi avuçlayamazmış. Bu duruma hiç hayıflanmaz aksine; hoşuna gidermiş. Denize karşıdan bakar: kendisiyle birlikte farklı boyutlara dalgalandığına şahit olurmuş. Zaman geçtikçe bir şeyin farkına varmış: deniz adamın ta kendisiymiş. Zihninde yarattığı ve onu şekilde şekle sokup, türlü türlü yönlerde sürüklediği bir yansıma, bir başka deniz adamı…

Piri adı üzerinde Piri Reis’in hayat hikayesini anlatan bir albüm. Hollanda’da eğitim gören ve yaşayan Adnan Dura‘nın çalışması. Kategorize etme niyetindeyseniz çağdaş caz diyebilirsiniz. Bizim için bütünlüğü ve anlattığı hikaye daha önemli – zira dansçılar ve ışık gösterisi ile modern dans koreografisi olarak hazırlanmış. Üstüne bir de kapak görselini hazırlayan Şeyma Türk üstte okuduğunuz albümün hikayesini harika bir biçimde özetlemiş. Üzerinde bir bütün olarak düşünülmüş ve ciddi bir emeğin sonucu ortaya çıkmış bu güzide eseri, sizin de gereken önemi göstererek dinlemeniz dileğiyle.

Bir cevap yazın