Menü Kapat

-ad infinitum-

adını görürüm
iki kere yumarım gözümü
ikincisi uzun
giderek
kuruyan aksimi
sesinden toplamış
bir sabah
öyle sabahlar
anlamadığını sormaya korkan
çocukça
onu ararım
saat 08:10

hiçbir yerde
ve yarın parantezlerinde
aşınır vapur koltukları
yağmur altıdır
sabahtır
eriyene kadar kimsesi
basketbol sahalarının
ölesi gelmekle
işe yetişmenin orta boşluğu

hiç pişman olmamış gibi
aynı yolda
aynı adımı
aynı tabanla

elini değdiği kağıtlar
bende
göğsünde ısınmış kumaş parçası
bende
bir çiftten bir tek kalmış gri çorap
iki hücre
on milyon atomu
hiç sevmemişseliği
öyle sanmışsalığı

gelip geçen adamlar
mülteci bıyıkları
yabancı kocaman parantez içleri
suya bakarım konuşurlar
dalgın
suya bakarım
suyun
bildiğim dildeki sakallarına
küçük
sevimli mastarlarına
tümcelerinin

kimse
nereden gelse
ne dese
suya benzemese
çölümdür
suya bakarım
suyu bilir
suca düşünürüm
akıp gidenimdir
solan bulutumdur
ad infinitum. ad infinitum

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım