Belediye binasıyla, ölüm ve vergilerle savaşamazsın.
Politikadan ya da dinden bahsetme. Bu, güvenlik hattını ihlal eden düşman propagandasıyla eşdeğerdir.
“Yere yat asker! Yere yat, asker!” 20. yüzyıl boyunca hep bunu gördük. Şimdi 21.yüzyıldayız… ayağa kalkma ve kendimizi bu fare labirentine sıkıştırdığımızı anlama zamanıdır. İnsanlıktan çıkmaya boyun eğmemeliyiz.
Seni tanımam ama bu dünyada ne olduğuyla ilgileniyorum. Yapı ile ilgileniyorum. Denetleme sistemleriyle ilgileniyorum, hayatımı kontrol eden ve hep kontrol etmeye çalışacak olan…
Özgürlük istiyorum! Tek istediğim bu!
Senin de istemen gereken bu!
Her birimize ve hepimize bağlıdır koyuverip gitmek, alt etmek hırsı, nefreti, kıskançlığı ve tabii ki güvensizliği… Çünkü bu bizi acınası ve küçük hissettiren temel bir denetleme mekanizmasıdır, böylece bağımsızlığımızdan, özgürlüğümüzden yazgımızdan isteyerek vazgeçeriz. Kitlesel bir biçimde koşullandırıldığımızı anlamalıyız.
Meydan okumaya başla şu birleşik kölelik devletine!
21. yüzyıl yeni bir yüzyıl olacak, köleliğin yüzyılı olmayacak yalanların ve önemsizliğin, sınıf ayrımının, devletçiliğin ve diğer denetleme biçimlerinin yeni yüzyılı olmayacak. Saf ve doğru bir şey için ayağa kalkan insanlığın çağı olacak.
Liberal demokratla, tutucu cumhuriyetçi sadece çöp yığınıdır. Hepsi de seni denetlemek için. Bir paranın iki yüzü gibi… İki yönetici takımı denetim için çekişmekteler! Kölelik Anonim Şirketi’nin yönetim kadrosu için.
Gerçek oralarda bir yerde önünde duruyor ama yalanlar büfesinde sergiliyorlar onu! Bundan sıkıldım. Artık yemiyorum, Anladınız mı?
Direniş boşuna değil!
Kazanacağız!
İnsanlık yeterince iyi… Biz başarısızlar ordusu değiliz!
Ayağa kalkacağız ve insan olacağız!
Gerçek şeyler için, önemi olan şeyler için kendimizi ateşe atacağız: boyun eğmeyi reddeden yaratıcılık ve dinamik insan ruhu gibi şeyler için!
Tamam.
Bu kadar söyleyeceklerim!
Şimdi sıra sizde!

Alex Jones – Waking Life