Ranterlar

Ranter kelime anlamı olarak palavracı, yüksek atan tip anlamına geliyor. Gruba neden bu şekilde bir isim verildiği bilgisine şahsen ulaşamadım ve bilen var ise umarım paylaşır, tahminim mevcut otorite tarafından böyle adlandırıldıkları fakat kendilerinin de hoşuna gittiği yönünde. İngiltere’de 1649-1660 arası bir döneme gidiyoruz, yani “Commonwealth” dönemine. Türkçe olarak “İngiliz Milletler Topluluğu” olarak ifade edilen

At Home He’s a Tourist

kendi evinde turist hissetmek, kafanı kültür ile doldurmak ve kendine ülser hediye etmek temalı şarkımız. ve en önemli sorusu kendinizi neden bu kadar tedirgin ediyorsunuz? bir dönem içinde geçen prezervatif geçiyor diye yasaklanmasının yanında kurt cobain’in en sevdiği şarkı gibi gereksiz bir bilgi verip sizi ikinci kez dinlemeniz için play tuşu ile başbaşa bırakıyoruz.

okumaya devam

ekin

Ekin, birçok bakımdan, indirgenmiş ve boyun eğdirilmiş bir ormandır. Daha önce orman bulunan bir yerde yetişir ve asla çok yüksek olmaz. İnsanın eseridir ve bütünüyle onun iktidan altındadır. İnsan onu eker, biçer ve eski ritlerle büyümesine katkıda bulunur. Ekin bir ot kadar esnektir ve her rüzgânn etkisine açıktır. Başak saplan rüzgârla sallanır; bütün tarla eşzamanlı

not longer life

2020 yılında dünyada plastik üretiminin 500 milyon tona ulaşması bekleniyor. çok büyük bir kısmının doğada ayrışması yaklaşık olarak 600 yıl alacak. bu probleme gerçek bir çözüm üretmekten oldukça uzağız, adılan adımlar genelde imaj temizlemek adına yapılmış popülist hareketlerden öteye gidemiyor. absürd bir şekilde plastikle kaplanmış ürünlerin çevresel etkilerini ve sebep olduğu enerji tüketiminin farkında değiliz.

sebepsiz bir neşe

sabahın köründe uyanıyorum. gözlerim kan çanağı. küfrediyorum. sigara ve şekersiz kahve ile çok besleyici bir kahvaltı yapıyorum. kulağımda kulaklık otobüs durağına doğru yürüyorum. winrar dosyası misali insanı sıkıştıran otobüste yolculuk yapıyorum. hallaç pamuğu gibi sallanıyoruz. pahalı takım elbiseli bir adam otobüse biniyor. saati soruyor, söylüyorum. saçma bir diyalog geçiyor aramızda. adam: elinde defterler var. hahaha

manifeste cannibale dada

Hepiniz sanık sandalyesindesiniz: Ayağa kalkın! Sizinle ancak ayakta durduğunuz zaman konuşulabilir. Marseillaise’i, Rus ulusal marşını ya da God Save the King’i dinliyormuş gibi ayağa kalkın. Karşınızda bayrak varmış gibi kalkın. Ya da yaşam anlamına gelen ve sizi hep pahalı olan ne varsa sırf snobluk olsun diye sevmekle suçlayan DADA’nın karşısındaymış gibi ayağa kalkın. Hepiniz tekrar