the international dada archive

1979 yılından beri bir araya getirilen ve kitaplar, makaleler, mikro-filmeler, videolar, ses kayıtları ve online kaynaklar. yaklaşık olarak 60.000 eser mevcut. Iowa üniversitesi kütüphanesi bu güzelliği bizlere sunmuş. sizlere de sömürmek kalıyor. unutmayın, dada gizli bir karaborsa ve paranızı değer kaybından ve beslenme bozukluğundan korur. https://dada.lib.uiowa.edu/

Omni

Atlanta’lı ünlü grup Deerhunter yakın zamanda ülkemizi ziyaret edecek. (22-23 Kasım 2019 @Babylon) Özünde karanlık bir post-punk olarak Deerhunter’ın Microcastle/Wierd Era Continued albümlerindeki öfkesinin pasif agresif bir iyimserliğe dönüşmüş olması beni biraz yaralamıyor değil. Yüreğimi ferahlatan yegane şey ise eski Deerhunter gitaristi Frankie Broyles’in öncülüğünde bir araya gelen ve kafamdaki nostaljik lo-fi punk tınılarını müthiş

Siz neydiyseniz biz oyuz!

Düşünmek yerine karnından konuşmak… Benliğin daimi bozuluşu, alt-üst olan toplumsal normlar, Sanal benlikler klişe kilise cami avlusu sohbetlerinde var olan benler çağının doğurganlığında kaybolan diller dostluklar ve pizza istercesine cinsel hesaplar. Yani, Ben olmayan insanlar! Üretimden tüketim çağına yetişmek için bedenini ve saatini aynı yörüngede derleyen insan fikirleri. “felsefe kavram üretme sanatı’dır” diyordu; deleuze ve

Oceanography

Oseonografya, oşinografi ya da okyanus bilimi; okyanusları ve denizleri inceleyen bilim dalıdır. Okyanuslar ve onlarla ilişkili ekosistemleri, kimyasal ve fiziksel süreçleri inceler. Umarım dinleyeceğiniz oşinografi isimli albüm Pasifik Okyanusu’ndan ve Kanada’nın British Columbia sahil şeridi ile kesişen su yollarından ilham almış. Yani gerçekten ambient budur diyebileceğiniz bir okyanus sesi var karşınızda. 6 şarkısı paylaşılmış ve

Bir Bacağını Kaybeden Kuşun Hikâyesi

Yavrular artık yumurtaları kırmıştı ve başlarını yuvadan uzatıp çığlık atıyorlardı. Tenquita onlara yiyecek bulmak için uçtu. Colcgagua’da mevsim kıştı ve kar bir ayağını dondurdu. Kuş itiraz etti:“Neden beni topal bıraktın?“Kar:“Çünkü güneş beni eritiyor.”Tenqiuta güneşe yakındı, güneş:“Çünkü bulut önümü kapatıyor.”Bulut:“Çünkü rüzgâr beni sürüklüyor.”Rüzgâr:“Çünkü duvar önümü kesiyor.”Duvar:“Çünkü fare beni kemiriyor.”Fare:“Çünkü kedi beni yiyor.”Kedi:“Çünkü köpek beni kovalıyor.”Köpek:“Çünkü sopa