sophia parnok-seni nefretle sevmeli

Valery Briusov’a… Merhumların bakışları nasıl çılgınca döndü! Tabut ne sıklıkta yalnız duruyor. Izdıraplı korku içinde bir hayran Keskin yüksek kaşına benziyor. Zindan kokusu alıyorum., Mezar kazma, korkunç kazıma, İçeri girdin. Bir düelloda olduğu gibi, Redingotlarınız çok sıkı! Anladım-ölüm kapının yanında duran, Galiba-goblets’clink bir tat… Kimi arıyorsun Salieri? Gençlerden hangisi senin Mozart’ın? Boş konuşuyormuş gibi, Dedikoduyu

UFAK TEFEK FAŞİZM VE ELEŞTİRİ KABULÜ

Ben, herkesin içinde hazırda bekleyen ve bir olayla veyahut ufak bir tartışmayla ortaya çıkan faşizme inanıyorum. Sosyalist bir partinin ya da örgütün sözcüsü sizi ─ sadece görünüşünüzden dolayı yozlaşmış olarak yaftalayabilir ya da tırnak içindeki kendilerini entelektüel diye tanımlayan insanlar ufak bir eleştiri karşısında peygamber havalarına bürünebiliyorlar tabiri caizse. Aslında toplum – kabul ettiği kötülüğe

VIRIDIANA – 1961

küller pişmanlık ve ölümdür. viridiana, 1961 yılında çekildi. ispanya’da 17 yıl sonra gösterime girebildi. katolik dünyasından ciddi tepki aldı. luis bunuel’in bunu bilinçli olarak yaptığını tahmin edebilecek kapasitedeyiz. dünyanın ne kadar yozlaştığını ve dini bütün kişilerin bile yapabileceklerini alaycı bir şekilde ortaya koyuyor bunuel. yaklaşık 60 yıl sonra hala ders çıkarmadığımız gerçeceğini bir kenara koyuyoruz.

danny clay – archive

arşivcilik bu topraklarda sanki “saklama” gibi bir şey, yayımlama yok, paylaşmak yok ya da sadece paylaşmış olmak için paylaşmak yok. daha ziyade neden paylaşıldığına dair sorularla bile karşılaşabiliyorsunuz, yaptıklarınızı sorgulatır bir biçimde. görece okuma potansiyeli olan bir konser kitlesine ücretsiz fanzin dağıtmaya çalıştığımda insanların tepkileri belki de saklama kültürünün gerekçesini de yansıtıyor olabilir tabii. bu

çok şey aldım ama kalbimi verdim

efendim, şöhret bana yüce halkımızın teveccühleriyle, büyük alkışlarını kazandırdı. elbette ki bu meyanda maddi durumumu kazandırdı. ve yıllarca eksilmeyen halkın artan sevgisini kazandırdı. herşey karşılıklıdır. ben de çok sevdim, çok saydım dinleyicilerimi, izleyicilerimi… mukabilinde bedelini kalbimle ödedim malesef. kalbim yoruldu ve bu olay 25 sene süren sahne stresinden ileri geliyor dedi doktorlar bana. ve 4

MOD 092 – 20180904

Debord sık sık Marx’ın bir mektubunda yer alan şu cümleyi alıntılardı: “içinde yaşadığım toplumun umutsuz koşulları beni umutlandırıyor. 01. Nekropsi – Daphnis 02. Nekropsi – Sekizler 03. Rangda – To Melt The Moon 04. Dogu Blok – Zamanı Öldürmek İçin 05. Dogu Blok – Kahire 06. Brek – Bell Tolls 4 No 1 07. Urværk