Haklılığın İnadı ya da Kötülük Toplumu

Böylesine yamuk ve eğri büğrü köşegenli bir topluluk’ta, yirminci yüzyılın sonlarında bile çözülmemiş bu aşirette ‘marjinallik’ denilince benim aklıma hemen alev alev yanan bir çember gelir. Ateşten! Yani iktisattan! Evet, bildiğimiz ya da bilmediğimiz iktisattan yola çıkacağız. Coğrafyada bir çember tasarlayalım, geniş. Kasaba da tam ortasında olsun. Hemen herkes tarlalarında buğday ekiyor, eksin. En yakın

MADE IN BRITAIN – 1982

bir süredir kıyıda köşede kalmış filmleri paylaşmadığımızı farkettik. bundan sonra daha düzenli olarak film serilerine devam edeceğiz umarım. dönüşümüzü alan clarke ile 1982 yılına yapıyoruz. 16 yaşında kural/sınır tanımayan skinhead trevor’ın bir solukta izleyeceğiniz bir hikayesi bu. kendisini tim roth abimiz canlandırmış ki  ilk filmi olmasına rağmen oldukça başarılı bir performans. dönemin gerçeklerine herhangi bir

Enigma – Antoni Casas Ros

Şiddetle köşeye kıstırmış beni, hissediyorum, bu yalnızlık tutkusu, hani şu genç bedenleri tırpanlayan, sonra da onları tek bir demet ekin gibi yakıp kavuran. PEDER GIMFFERRER ‘’Nisanda Bıçaklar’’ Arde el mar ‘’Artık Ne Erkek Var Ne Kadın; Yalnızca Mutlak Özgürlüğün İçinde Varlık’’  Joaquim Enigma – Antoni Casas Ros Türkiye’de Sel Yayıncılık tarafından kitapları Türkçeleştirilen Antoni Casas

İstanbul’da Ölmenin 1001 Yolu

Merhabalar, Ben iki sene önce Türkiye’de bir sürü terör saldırısı olurken çektiğim olağan görüntülerden “İstanbul’da Ölmenin 1001 Yolu” isimli bir video yapmıştım. Zamanla, bu video başka şeylere evrildi, ama Türkiye’nin son krizlerinden etkilenerek bu ilk halini tekrardan yayınlamaya karar verdim. Bu video zamanında benim ve tanıdıklarımın hislerime tercüman olmuştu, belki sizin de işinize yarayabilir diye

epistema

Ne tuhaf, boşluktan başka bir şey ummamak kendinden bazen, hissiz ummanlara dalmak ve yolunu kaybetmek boylu boyunca, kesişmek başka öznelerle, ırmaklara inanıyor muydun sen, ırmaklar da uzun sürer halbuki, taşlar ve insanlar gibi sürüncemede kalmazlar bu dünyada, bir masalla başlamıştı yolculuğum, denizin dibini merak eden bir vapurda yolcuydum, insan ne bulmayı umar hiç gidemeyeceği yerlerde,

MOD 088 – 20180807

“Peki kuşlarda olan bu müzik insanda, bambaşka bir türde nasıl peydah oldu? Bu konuda çeşitli rivayetler var ve bunu araştırmak günümüzde artık ancak varsayımsal “ilkel” toplumlar bulabilecek olan etnomüzikologlara düşüyor. Gırtlak ve ses telleri, beyinle bağlantıları içinde inanılmaz ölçüde karmaşık yapılar. Yalnızca ses çıkarmakla kalmıyorlar, aynı zamanda iki sesi birbirine bağlayarak morfolojik birimler, ses dizgeleri,