ANNE VAN DER LINDEN

1959 doğumlu Fransız ressam Anne van der Linden, Paris banliyölerinden biri olan Saint-Denis’te yaşıyor. Edebiyat eğitimi gören sanatçı, desen çalışmalarından sonra yağlı boyaya geçmiş, kısa bir süre soyut işler üretmiş, doksanlardan bu yana ise figüratif tarzını geliştirmiştir. Resimlerinde Alman ekspresyonizminden ortaçağ gravürlerine, Robert Crumb’a, erotik çizgi romanlara kadar uzanan geniş bir yelpazeden etkiler taşır; ilkel

MOD 080 – 20180612

“Yarına belge bırak” şimdiki 10 emirlerin en üstlerinde yer alırdı. MOD programlarının her birinin uygulayışındaki zihniyetlerin de tepesinde bu. Zaten Radyo Eksen’in açtığı nacizane alanda programın bu bağlamda efektif olması yani ana misyonunu da gerçekleştirmesi gerekiyor, gerçekleştiriyor. Yaşadığımız en önemli Haziran aylarından birine ait bu haftaki MOD programında son-yeni kayıtlarıyla ülkeden Sami Baha, Bewitched As

Sınırın Bitki Örtüsü

Arjin’e… Karanfili koklayıp suya bıraktı. Kokusu yayıldı bahar gelmemiş dağlara. Ve köşesinden bir darbe aldı Odanın ortasında bir anıt gibi duran Ayna. Yüzün hafızamda bir çocukluk Fotoğrafı kadar masum. Yüzün hafızamda, hatıramda… Sırtını rüzgara yasladığından beri 4 kış geçti Tatvan’da. 4 Kere yumdum gözümü. Kış çok çetin, Donma olur mu? Kardelen ol aç Munzurlarda, Nergis

Kafana dik!

Dücane Cündioğlu’na…. Şu somut, soğuk, yırtıcı, kayıtsız, maddi-gerçekçi dünyayı, insan soyunun acınası çıkış-kurtuluş çabaları karşısında atılmış koca bir alaycı kahkaha olarak görüyorsun, biliyorum. Biliyorum çünkü bu kahkahadan ben de gocundum. Zoruma gidiyor. Utanıyorum. Neden yetişemiyorum dünya alaycılığına, neden atamıyorum bu saf-tereddütsüz yıkımın kahkahasını, neden anlamıyorum bir türlü, insan yenmeye gelmemiştir dünyayı, ne de omuzlamaya. Bilgi

Biraz Sanat Az da Ahlat Ağacı

Hiç kimsenin birbirini sevmediği ve sevmek zorunda olmadığı yer: Sanat Düşüncenizi ayakta tutan şey – ürettiğiniz eserde tatmin olma halidir ve bunu insanlara ulaştırıp beğendirmek kişi için mühimdir. Enteresan olan ise; yazan üzerinden gidersek – eleştirdiği kitleye sattığı kitaptan gurur duyar. O yerdiği insanlar, yazanın şiir/öykü kitabını ya da romanını okudukları ve satın aldıkları zaman

“Olan olmuştur, olacak da olmuştur, olacak bir şey yoktur”

“Yalnız üstün gelmiş şeylere saldırırım, gerekirse üstün gelmelerini beklerim. İkincisi: Hiçbir bağlaşık bulmayacağım, tek başıma kalacağım ve yalnız kendi adımı tehlikeye atacağım şeylere saldırırım… (…) Üçüncüsü: Kişilere saldırmam hiç; onları genel, ama usul usul yayılan ve yakalanması güç bir tehlike durumunu görünür kılmak için bir büyüteç gibi kullanırım.” Ecce Homo, Friedrich Nietzche. Çev. Can Alkor,