finnish wartime

aşağıdaki link sizi “wartime photograph archives” adı altında finlandiya’nın sovyetler birliği ile “kış savaşı”, akabinde yine karşılarında sovyetler olduğu için “devam savaşı” ve almanya ile “lapland” savaşı döneminde çekilmiş 1939-1945 yıllarından 160.000 fotoğrafa götürüyor. özellikle kış savaşı bölümünde enteresan fotoğraflar mevcut. bazılarının rahatsız edici olabileceğini hatırlatarak savaşın anlamsızlığını ve yıkıcılığını bir kez daha hatırlamak isteyenler

suç

HİÇBİR YASANIN hükmü altında adalet sağlanamaz – kendiliğinden doğayla uyumlu amel, adil amel, dogmayla tarif edilemez. Bu dosyalarda savunulan suçlar benliğe ya da ötekine karşı değil ancak Fikirlerin zehirli Taht ve Taçlar biçimindeki dokunaklı billurlaşmalarına karşı işlenebilir. Yani, doğaya ya da insanlığa karşı işlenmiş suçlar değil yasanın hükmüne göre suçlardır. Nefsin/doğanın peçesinin açılıp ortaya çıkarılması

know your rights

Spinoza’nın altını çizdiği gibi “olumsuz tarafından kemirilen bir dünyada, insanın öldürücü iştahını, iyilik ve kötülüğün, adalet ve adaletsizliğin kurallarını” sorgulayan, “olumsuz bütün hortlakları” ifşa etmekten, hayata ve hayatın gücüne inanmaktan vazgeçmeyenler olduğu sürece iyi uyanacaktık. Haklarınızı Bilin Bu gitarla yapılan kamu yararına bir bildiridir haklarınızı bilin 3’ünüde diyorum Bir… öldürülmeme hakkına sahipsiniz cinayet suçtur Bir

sonsuz dikkat dağınıklığı

bu sürede iletişim ve enformasyonun yaratıcı kapasitesi yavaşça fakat kesin olarak tükenir. her yeni iletişim ve enformasyon aracından, örneğin elektrikten (“elektrik perisi!”; elektrik artı sovyetler!”), ardından telefon, radyo ve televizyondan mucize beklendi: gündelik hayatın biçimini değiştirmesi. sanki bu değişim bir araçtan ya da aracından kaynaklanablirmiş gibi. bu araç ya da medya, olsa olsa dolayımlayıcı işlemden

-E Bilmek

Yaktığım son sigaranın vişne kokusu odamda Yan yana dizilmiş aynalar. Bu gece dehşetli istekliyim, Dikkat et pijamanın yırtıldığı yerden öpebilirim. Yeşilinde kaybolan şehirlerden Yeşili kaybolan şehirlere transfer olduğumdan beri Yüksek binaları sevdim. En azından bir ağaçmışçasına Gökyüzüne uzanmak istedim. Bu gece dikkat et m2 sini bilmediğim bir odada Oksijensizlikten ölebilirim. Görmediklerimle hayatta kaldığım gerçeği Körlüğe