franz reichelt

franz reichelt. ilginç bir kişilik. özünde terzi. uçmaya hevesli. garip kıyafetler tasarlayarak 5. kattan yaptığı atlayışlar başarılı olduktan sonra yeni icadı ile eiffel üzerinden deneme yapıyor. hatta başarısından emin ki basını da çağırıyor. sonucu aşağıda izliyorsunuz. inanmak ve hayallerin peşinden koşmak mı yoksa aptallık mı siz karar verin.

radyo etilen – 2016.12

arvo part eşliğinde minimal yolculuklara çıktık. tanıtım da minimal olsun. gidelim. 1 Spiegel im Spiegel by Arvo Pärt 2 De Profundis by Arvo Pärt 3 Fratrest by Arvo Pärt 4 My Heart’s in the Highlands by Arvo Pärt 5 Berliner Messe by Arvo Pärt 6 Silentium by Arvo Pärt 7 Für Alina by Arvo Pärt

Anahtar

Anahtarlarını bana verir misin, benimkileri sana verebilirim? Denize fırlatırız batık hayaletler gibi dururlar. Kuyuya atsak? Seslerini mi özleriz, renklerini mi,yüklerini mi? Kimse muhtaç değil anahtara. İhtiyaç var anahtarları unutmaya. Anahtarlarınızı son kez koklayın, kıvrımlarını ezber edin. Hatırlayamayacağınız yerlerde düşürün. Çoğalamazlar ve eksilmeyecekler. Yer değiştirecekler. Olsa olsa birleşirler. Herkes başkasının anahtarını görebilecek, taşıyabilecek ya da taşımayacak.

guy martin – paralel devlet

guy martin, tt isle of man yarışçısı olan değil fotoğrafçı olanı. 2011’de libya’da bir saldırıda yanındaki 2 arkadaşı hayatını kaybederken kendisi ağır yaralı olarak kurtulmuş. uzun süre yürüyememiş ve fotoğraftan uzak kalmış. akabinde 2012’de istanbul’a yerleşmiş. an itibariyle nerede yaşıyor bir fikrim yok. ülkedeyken boş durmamış, patlama yapan dizi sektörünü incelemeye almış. dizilerde gösterilen ve

Oiseaux-Tempête – Ütopiya / On Living

İlerleyen aydınlığın içindeyim Ellerim iştahlı, dünya güzel. Gözlerim doyamıyor ağaçlara Ağaçlar öyle ümitli, öyle yeşil. Güneşli bir yol gidiyor dutlukların arkasından Mapushane revirinde penceredeyim. Duymuyorum ilaçların kokusunu, Bir yerlerde karanfiller açmış olacak. İşte böyle Laz İsmail, mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele! Nazım HİKMET – 1948

duhuliye

duhuliye’den şairler parkı sayesinde haberim oldu. üstte görmüş olduğunuz fotoğraf duhuliye. kelime anlamı “giriş ücreti” demek. bizi ilgilendiren kısmı ise 90’ların başına kadar İnönü Stadı’nda yerin altında geniş bir kitleye maç izleme imkanı sunmuş olan alan. bir siper fonksiyonu gören ve stadı boydan boya çevreleyen bu tribüne girenlerin gördükleri şey ekseriyetle futbolcuların ayakları. müdavimleri ise