OTOMATİZME AĞIT-3

Duygularına başlık atıp zihinlerinin içerisinde delirircesine zuhur eden düşüncelerin esrik ve amorf meselelerini görebiliyorum. Zeus’un tapınaklarındaki metafizik melekleri arayan kapkara rahibelerin organlarında biriken ekşimiş suyu görebiliyorum. Ve onun içerisinde boğulan vaftiz bebeklerin karanlıklarını, Jim Morrison’un Dynonsos aydınlığının nefretlerini, Histeri nöbetleriyle solgun sarı ışığın tinlerinde vızıldayan arı kuşunun paranoid şizofrenik çığlıklarını, Her sabah koyu kahve bardağının

terörizm mi? direniş mi?

İnsanlık tarihinin parıldadığı ve iz bıraktığı ender anların, kurumsal ve düşünsel statükoyu sarsarak kolektif deneyimi farklılaştıran fikirlerin peşine düşen; geçmişin ve günümüzün özlü metinlerini, manifestolarını, unutturulmuş kavramları ve fikirleri hatırlatmayı, tanıtıp tartıştırmayı dert edinen Red Kitaplığı dizisi yolculuğuna başladı. diyor sel yayıncılık. bu serinin ilk kitaplarından biri ise fransız filozof ve sosyolog gerard rabinovitch’in “terörizm mi?

Minyatür İnsanlar

Biri üstüne şapka takmış. ismi belli değil; sadece minyatür insan. Kısacık bacakları aynı babası. Yüzü yün atkının ardına kısılı kalmış. Beraber çıkmaz sokağa kadar yürümüşler. Arkada iki kadın pazar poşetlerini zar zor taşıyor. Köşede birkaç adam sigara içip etrafa bakınıyor. Akıllarında korkunç bir neşe var. Kaynağını kendileri bile bilmiyor. Hepsi de kalın giyinmiş. Hava epey

yeterdi

Korkarak götürüyorum kaşığı ağzıma, Üflesem çorba soğuyacak, Üflemesemi düşünmedim. Düşünenler düşünmeyenlere Söylesin. Buzluktan çıkan yoğurdu bile En derin nefesimle üfürürken ben Şifacı hocalar misali. Etrafa yayılan beyaz lekelerin Muhatabı tezgahtaki sarı ve kokulu bez. Sırtımı yaslayarak uyuduğum bir gece Hayale dahi konu olamayacak kadar Uzakta bir şehrin adı şimdi. Tüm uçuşlar iptal. Uyurken duyduğum korkunun

werner herzog – 24 hayat dersi

sinemacılar için yazılmış ama genelleme yapılmasında bir sakınca görmüyoruz. Her zaman girişken ol, ilk adımı sen at. Eğer istediğin şansı yakalamana sebep olacaksa bir geceyi hapishanede bile geçirebilirsin. Sen bütün köpeklerini sal, bir tanesi avıyla birlikte dönecektir. Asla sorunlarının içinde kaybolma, umutsuzluk özel ve kısa tutulmalıdır. Hatalarınla yaşamayı öğren. Müzik bilgini, eski ve modern edebiyat

diderot etkisi

Neden saklamadım onu sanki? O bana alışmıştı, ben de ona… Vücudumu sıkmadan bütün kıvrımlarını sarıyordu; göz okşayıcı ve yakışıklıydım. Diğeri kaskatı ve kolalı, beni hantal gösteriyor. Oysa berikinin teveccühü her ihtiyacı karşılamaya hazırdı – malum, fukaralık hep vazifeşinastır. Bir kitap tozlanmayagörsün, silmek için eteklerinden biri hazır ve nazırdı. Koyulaşan mürekkep, tüy kalemimden akmayı reddetse, yan