Yaralarım Benden Önce de Vardı…

Metafiziği altetmek, demişti Heidegger, imkânsız! O, basit bir felsefi eğitim yöntemi değildir. Sanki birilerinin fikrini, kanaatini reddediyormuş gibi onu silip atamazsınız. Nietzsche’nin “hakikat sorunu” konusunda vurguladığı gibi, Dünya’nın Batısında yaşayan bir insan türü “metafizik” olmadan değil düşünmek, yaşayamaz bile. Bilginin “bir şeyleri bilmesi” modern metafizik varlıkbiliminin temelini atan Descartes’tan beri, Batı düşüncesinde neredeyse Varlığın tanımının

gelişim

Düşünme yetisinin muhteşemliği karşısında imrenmeyen birkaç nadir tür arasında başı her zaman insan çeker. Tüm canlılarda olduğu gibi bizde de vücudumuzdan gelen sinyalleri algılayıp yorumlamak ve gerek duyduğunda aynı iletim ağı ile vücudumuza hatırlatmak olan beyni, doğada daha önce hiçbir canlının kullanamadığı şekilde komple kullanabilen ve bu uğurda evrimleştirmeyi başaran tek tür olarak yaşadığımız hayatlar

Tanrıların İntikamı

On İkinci Hanedan Senusret I (M.Ö.1991-1803) zamanından kalan bir taş tabletten; Amenemhat I’in ağzından cinayetini dile getiriyor: Yemeğimden sonra, gece düştüğünde, mutlulukla geçirdim son saatlerimi. Yatağımda uyudum ve kalbim de uyudu. Huzurumda silahlar çekildiğinde başkentimdeki kudretli bir yılan gibi kıvrandım yatağımda. Dövüşe uyandım ve anladım ki beni korumak için ant içmişlerden olacaktı katillerim. Silahlarıma sarıldım

amerikalı iş adamı ve meksikalı balıkçı

Amerikalı bir iş adamı deniz kıyısında harika bir manzarası olan ufak Meksika köyünün iskelesinde etrafa bakıyordu. Yalnız bir balıkçı teknesinden bugün için yakaladığı birkaç sarı tuna ile ayrıldı. Amerikalı, Meksikalı balıkçıyı yakaladığı balıkların büyüklüğü yüzünden övdü. “Bu balıkları yakalaman ne kadar sürdü?” diye sordu Amerikalı turist. “Sadece kısa bir süre” diye cevap verdi balıkçı. “Neden biraz daha

öylesine kitap okumayın

Kim söylemişti şu anda hatırlayamıyorum ama, insanların yaratıcı gücü, büyük ölçüde belleklerine bağlıdır. Benim kendi deneyimlerime göre, okuduklarım her zaman belleğimin bir köşesindedir ve yeni bir şey yaratmaya kalktığımda temelleri belleğimde bulurum. Boş bir bellekle hiçbir şey yapmak mümkün değildir. Bunun için çok genç yaşlarımdan itibaren okuduğum kitaplarla ilgili notlar aldığım bir defterim vardır. Her

erdal eren ve annesine mektubu

10/4/1980 – Perşembe Sevgili Anneciğim!… Uzun zamandır mektup yazamadım. Kusura bakma. Ancak Salı günkü Demokrat Gazetesi’nde yayınlanan bir devrimcinin mektubu cezaevindeki tüm devrimcilerin yaşamlarını, duygularını yansıttığından bu mektubu size gönderiyorum. Ana!… Neden mi burdayım? Neden mi evimde değilim? Neden istediğim zaman yatıp kalkamıyorum? Niye istediğim kitabı, evdeki kanepeye oturup okuyamıyorum, düşünemiyorum, yazamıyorum? Ne mi arıyorum dört