12 angry men – 1957

Bu gibi şeylerde her zaman kişisel ön yargılarını geride tutmak zordur. Neyin içine girersen gir ön yargı her zaman gerçeği örter. Gerçek nedir bilmiyorum. Hiç kimsenin bileceğini sanmıyorum. Dokuzumuz davalının masum olduğunu düşünüyor ama biz sadece olasılıklar üzerine kumar oynuyoruz. Belki de suçlu birini özgür kılmaya çalışıyoruz, bilmiyorum. Kimse bilemez. Ama makul bir şüphemiz var

aciz demokrasi

demokrasi “şölenleri” yaşadığımız günümüzde, temel sav demokrasilerin bütün toplumu temsil ettiği, dolayısıyla bütün toplumun uygun bir şekilde temsil edileceği ve günümüzün en mükemmel siyasal sistemi olduğunu ifade eden cümleleri yüzlerce kez okudunuz. 2013 yılında seçimler sonrasında basit bir analiz yapmış ve malum %50 tartışmalarını yorumlamıştık. şimdi benzer bir analizi newyork times yapmış (görüyorsunuz aynı çizgideyiz) ve

google arts & culture

google firmasının sahip olduğu veri ile neler yapabileceği ve neler yaptığı tartışmaları bir yana, bu veriyi kullanarak ürettikleri faideli eserleri takdir etmeden de geçmemek gerekiyor. google’ın hakkı google’a ne de olsa. bunlardan bir tanesi de google arts & culture oluşumu. henüz beta sürümünde olsa da dünyanın her yerinden hikayelere ve koleksiyonlara ulaşmanızı sağlıyor ve oldukça kapsamlı

Bir Kü-çü-cük Aslan-cık Varmış…

Hayvanlar en eski edebiyatın içindeydiler, çok uzakta değildiler zaten: Aisopos hikâyecikleriyle insanlık durumlarına ilişkin metaforlar için zengin bir kaynak sundular. Ama Batı dünyası, sözgelimi Çin uygarlığından veya Hindulardan farklı olarak insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkiyi “dostluk” ile “ahlâki kayıtsızlık” arasında uzanan bir yelpaze üzerine dağıttı. En üst düzeyde “hayvani” tema, Mezopotamya’dan beri gelişen, Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta