french printmaking

daha önce çok sayıda paylaştığımız müze güzellikleri listesine amsterdam “van gogh museum” ile devam ediyoruz. kendileri 1890-1905 yılları arasında yapılmış özgün baskı çalışmalarını bir araya getirmiş ve dijital erişime sunmuş. 1800 nadide baskı içeriyor. albümlerden kitaplara, posterlerden biletlere, davetiyelerden sergi kataloglarına çok temiz bir sınıflandırma da yapmışlar. yüksek çözünürlükte indirebilmemiz de bayram hediyesi olmuş. buyrun kendinizi kaybedebilirsiniz.

doğal yaşam ve başkaldırı

can sıkıntısına gazel yazmak değil amacım; sabah tüneğinde dikilip böbürlenerek öten horoz gibi kuvvetle haykırmak istiyorum, komşularımı uyandırsam yeter henry david thoreau doğa sever ve ilk çevrecilerden olarak geçiyor. doğaya gerçekten inanan insanlardan. bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında walden gölünün kıyısına bir kulübe yapıyor. burada yaptığı gözlemler, çiftçilik üzerinde düşüncelerini 2 yıl boyunca bir günlüğe

kuyruklu yıldız

Kuyruklu yıldızlar var, ağzımızdan ışıldayan okyanusların ve galaksilerin onurlandırdığı. Tanrı biliyor ki, Yapabileceğimizin en iyisini yapmayı deniyoruz. Kuyruklu yıldızlar var, havayla birlikte yanıp kül olmak için dilimizin arkasındaki teleskopların kimyasallarına bağlı. Biliyorum yapıyoruz. Kuyruklu yıldızlar var, dişlerimizin arkasından bize gülen balıkların ve kuşların kıyafetlerini giymiş. Deniyoruz. r. brautigan çeviri: etilen

The Congress – 2013

film yıldızları depresiftirler, film yıldızları her projeye onay vermezler, film yıldızları kaprislidirler, film yıldızları yaşlanır, ve ölürler. şov devam etmek zorundadır, ve eder. 2013 yapımı bir Ari Folman filmi olan The Congress, bizi hayal edebileceğimizin çok da ötesinde olmayan, ama yalnızca hayallerde var olabilecek bir dünyaya götürmeyi başarmış.  vaktiyle yıldızı çok parlak olan Robin Wright,

pek milli takım

gündem malum fatih terim ve arda turan’dan geçilmiyor. biz de uzun zamandır tribün dolaylarında iki kelam etmemiştik. milli takım nedir, ne kadar millidir, temsil gibi kavramları ve felsefi boyutlarına da girebilirdik ama dünkü maça dair yazı görselinde kullandığımız fotoğraf gerçekten düşündürüyor. “türk milli takımı”nın öne çıkan güzelliği (belki de tek güzelliği) emre mor. kendisinin sevincinde

Kapıda Bir Kurt

Kapıda bir kurt var, bizi öldürmek istiyor, bizi ne hale getireceğinden bahsediyor, korkuyoruz, korkmaktan başka şeyler elimizden gelebilecekken korkuyoruz, korku bizi içe çekilmeye zorluyor, içe çekildikçe kurt daha da yaklaşıyor, ya kurdu silahlarımızla püskürteceğiz ya da ona yem olacağız, daha fazla bir şansımız kalmadı. Hoşgörünün dillerden düşmeyip, hoşgörüsüzlüğün eylemlerde hükümranı elden bırakmadığı bir çağda yaşıyoruz.