çöl düşleri – I

MADAME BOVARY ve PENGUENLERİ Film izliyorduk. Madame Bovary. İlk kez 1857 yılında basılan kitabın Amerikan uyarlaması. Çiftlik evleri, koruluklar, kadınlar ve adamlar vardı. Konuşuyorlardı. Madame Bovary ilk çağdaş realist roman sayılıyormuş. Öyle diyorlar. Kanepeye yayılmış üzerimden kayıp giden sahneleri takip ediyordum. Madame Bovary şu an içinde bulunduğum durumda izleyebileceğim türden bir şeymiş. Öyle diyorlar. Öyle

Roma dönemi yol planlayıcısı

internetin kıyıda köşede kalmış güzelliklerinden biri daha – antik roma dönemi yol planlayıcısı. günümüz şehirleri ve haritası üzerine roma dönemi şehirleri eklenmiş. A şehrinden B şehrine gitmek istediğinizi belirttiğinizde nasıl ve kaç günde gideceğinizi görüyorsunuz. keşke roma döneminde yaşasaydım diyenlere duyrulur. kaybolmayınız. OmnesViae

neden sinemaya gidiyoruz

İnsanlar neden sinemaya gider? Hangi güç onlara karanlık bir odada iki saat boyunca gölgelerin oyununu seyrettirebilir? Eğlence arayışı mı? Bir tür uyuşturucu ihtiyacı mı? Tüm dünyada gerçekten de sinema ve televizyonu sömüren eğlence firmaları ve çeşitli organizasyonlar var. Fakat bizim başlangıç noktamız onlar olmamalı, bizim çıkış noktamız insanoğlunun evrene hükmetme ve onu öğrenme gayesiyle oluşan

seçme özgürlüğü

Bireyin toplumsallaştırılma süreci, özgürlüğün kuruyup gitmesiyle eşanlamlıdır. Toplum ve toplum yapısı, bireyin yaptığı seçimler sayesinde doğrulanır. Daha çocukluktan başlayarak, bireyin gelişimi kesintisiz bir seçme zorunluluğuna bağlanır. Bireyden seçim yapması istenir; seçmek suretiyle de birey tutsak olur ve özgürlüğünü yitirir. Aralarında seçim yapılması olanaksız şeyleri seçmeye zorlanarak özgürlüğümüzü yitirmeye başlarız. Bölünemeyen ya da birbirinden ayrılamayan şeyler

reptilians from andromeda

ülke sınırları içerisinde üretim yok diye sağa-sola şikayet eden ya da sürekli eski üretimleri anmaya yönelen bir kitle var. oldukça kalabalık da bir kitle. bu kitlenin bir diğer özelliği de yapılan üretimleri görmezden gelmesi ya da yeterince desteklememesi. bir özeleştiri yapacak olur isek bu alanda bizim de geri kaldığımız söylenebilir. neyse, konumuza geri döndüğümüzde karşımızda

çoğunluk

Vicdani reddimi açıklayalı 22 yıl oldu. Bugün 19 mayıs ve içimde tarif edilmez bir sıkıntı var. Hastane odasında televizyonda Mustafa Sarıgül’ün bütün Şişli’yi nasıl bayraklar ve Atatürk resimleriyle donattığını, çoğunluğu genç onbinlerce insanın ellerinde bayraklarla Mecidiyeköy’e doğru yürüyüşünü izleyince bu 22 yılda bir arpa boyu bile yol gidememiş olduğumuzu düşündüm. BBCye öykünen bir haber kanalı