Menü Kapat

Ay: Şubat 2016 (sayfa 3 / 4)

21. Yüzyıl İnsanlık Manifestosu – Waking Life

Belediye binasıyla, ölüm ve vergilerle savaşamazsın.
Politikadan ya da dinden bahsetme. Bu, güvenlik hattını ihlal eden düşman propagandasıyla eşdeğerdir.
“Yere yat asker! Yere yat, asker!” 20. yüzyıl boyunca hep bunu gördük. Şimdi 21.yüzyıldayız… ayağa kalkma ve kendimizi bu fare labirentine sıkıştırdığımızı anlama zamanıdır. İnsanlıktan çıkmaya boyun eğmemeliyiz.
Seni tanımam ama bu dünyada ne olduğuyla ilgileniyorum. Yapı ile ilgileniyorum. Denetleme sistemleriyle ilgileniyorum, hayatımı kontrol eden ve hep kontrol etmeye çalışacak olan…
Özgürlük istiyorum! Tek istediğim bu!
Senin de istemen gereken bu!
Her birimize ve hepimize bağlıdır koyuverip gitmek, alt etmek hırsı, nefreti, kıskançlığı ve tabii ki güvensizliği… Çünkü bu bizi acınası ve küçük hissettiren temel bir denetleme mekanizmasıdır, böylece bağımsızlığımızdan, özgürlüğümüzden yazgımızdan isteyerek vazgeçeriz. Kitlesel bir biçimde koşullandırıldığımızı anlamalıyız.
Meydan okumaya başla şu birleşik kölelik devletine!
21. yüzyıl yeni bir yüzyıl olacak, köleliğin yüzyılı olmayacak yalanların ve önemsizliğin, sınıf ayrımının, devletçiliğin ve diğer denetleme biçimlerinin yeni yüzyılı olmayacak. Saf ve doğru bir şey için ayağa kalkan insanlığın çağı olacak.
Liberal demokratla, tutucu cumhuriyetçi sadece çöp yığınıdır. Hepsi de seni denetlemek için. Bir paranın iki yüzü gibi… İki yönetici takımı denetim için çekişmekteler! Kölelik Anonim Şirketi’nin yönetim kadrosu için.
Gerçek oralarda bir yerde önünde duruyor ama yalanlar büfesinde sergiliyorlar onu! Bundan sıkıldım. Artık yemiyorum, Anladınız mı?
Direniş boşuna değil!
Kazanacağız!
İnsanlık yeterince iyi… Biz başarısızlar ordusu değiliz!
Ayağa kalkacağız ve insan olacağız!
Gerçek şeyler için, önemi olan şeyler için kendimizi ateşe atacağız: boyun eğmeyi reddeden yaratıcılık ve dinamik insan ruhu gibi şeyler için!
Tamam.
Bu kadar söyleyeceklerim!
Şimdi sıra sizde!

Alex Jones – Waking Life

dada bildirisi – 1918

Ailenin yadsınmasını doğuran her tiksinti ürünü dadadır; yerle bir edici eylemin, var güçle yumruklarda anlatılışı: DADA; incelik ya da uysal bir uzlaşmanın utangaç duygusuyla, günümüze değin yadsınmış tüm yolların tanınması: dada; doğuştan zavallıların dansı olan mantığın yok edilişi: DADA; tüm hiyerarşiler ve uşaklarımızca bir değer olarak ortaya atılan her tür toplumsal eşitsizliğin ortadan kaldırılması: DADA; eşyanın her biri ve tümü, duygular ve karanlıklar, görünüşler ve koşut çizgilerin belirgin çarpışması kavga için birer yoldurlar: DADA; belleğin ortadan kaldırılması: DADA; arkeolojinin ortadan kaldırılması: DADA; peygamberlerin ortadan kaldırılması: DADA; geleceğin ortadan kaldırılması: DADA; saflığın doğrudan ürünü olan her Tanrı’da tartışılmaz salt inanç: DADA; öbür küreye, uyum gözetmeksizin, zarif atlayış; haykırışçasına çınlayan disk gibi fırlatılmış sözün izlediği yol; ciddi, tasalı, utangaç, ateşli, güçlü, kararlı ya da tutkulu olsun, ona bağlı çılgınlıkları içinde tüm kişiliklere saygı; kilisesini, gereksiz, ağır tüm süspüsünden arındırmak, sevimsiz ya da sevdalı düşünceyi parıltılı bir çağlayan gibi tükürmek ya da onu göklere çıkarmak – olması ile olmaması bir büyük doyum duygusuyla- ve çalılıklardakine denk yoğunlukla, meleklerin vücutlarının ve ruhunun soylu ve altın kanı için saf, temiz böcekler. Özgürlük: DADA DADA DADA, kasılmış acıların uluması, çelişkilerin, aykırılıkların, kabalık ve tuhaflıkların, bağdaşmazlıkların sarmaşması: YAŞAM.

Tristan Tzara

bir sigara iki yorum

(Hitler) gireceği ortamlarda sigara içilmesini yasaklamıştı. Faşizmin diğer liderleri Napolyon, Mussolini ve Franco da sigaradan nefret ederdi. (…) Burada temel mesele kontrol etmek, size patronun kim olduğunu belletmektir. Hükümet kişisel alışkanlık ve davranışlarınıza ayar çekebilirse, ardından neler gelir! Sigara sağlığa zararlıdır ama faşizmden daha sağlıklıdır ve kişisel alışkanlıkların hükumetçe düzenlenmesi diktatörlüğe götürür.

Paul Joseph Watson – Smoking is Healthier Than Fascism

/

Devletin en üst temsilcisi olarak bu hükmün gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin takibini yapmak benim asli vazifemdir. Ayrıca diğer tüm zararlı alışkanlıklarla birlikte sigaraya karşı mücadele etmek şahsi olarak benimsediğim bir prensibimdir. Sigara içme özgürlüğü diye bir özgürlük asla olamaz. Nasıl intihar etme özgürlüğü yoksa, kendi kendini ölümcül hastalığa maruz bırakma özgürlüğü yoksa neticesi bu sonuçlara çıkan zararlı alışkanlıklarla ilgili özgürlük de olamaz. Asıl olan sigara içenin değil, sigara içmeyenin özgürlüğünü korumaktır. Çünkü sigara içmeyen kişi tamamen kendi iradesi dışında bir tehlikeye, bir tehdide maruz kalmaktadır.

Devlet hırsıza karşı nasıl mal sahibini, teröriste karış nasıl masum vatandaşı korumak mecburiyetindeyse tütüne, alkole, uyuşturucuya karşı da vatandaşını o şekilde kollamak zorundadır. Bu çerçevede yürütülen tüm çalışmaların hem devletin en üst temsil makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamı adına hem de şahsi olarak sonuna kadar arkasındayım, sonuna kadar destekçisiyim.

Tayyip Erdoğan 

pianu

sıradaki faideli aracımız piyano çalmak isteyip piyanosu olmayanlara geliyor. pianu için web tarayıcısı ve internet bağlantınız yeterli. PC / tablet / akıllı telefon üzerinden kullanabiliyorsunuz. hatta PC girişi olan klavyeniz varsa o da caiz. kendisinin iki özelliği var, ücretsiz olan ilki zorluk derecesine göre farklı şarkıları çalabilme özelliği – piyano bazlı online guitar hero olarak görülebilir. ayrıca belirli bir ücret karşılığında interaktif piyano dersleri de alabiliyorsunuz. baya bir özelliği var. basit arayüzü ile birlikte de oldukça keyifli bir aktivite. iyi eğlenceler.

pianu

look back in anger – 1959

öfke ya da “look back in anger” ikinci dünya savaşı’ndan sonra ingiliz toplumununda ve özellikle gençlerde ortaya çıkan yitik, öfkeli, mutsuz ve geleceğe dair umutsuz tavırlarını konu eden john osborne oyunu. jimmy adlı karakterin oldukca sinirli ve hiçbir şeyden memnun olmayan hali oyunun temel odak noktası. jmmy için ne uğrunda çaba harcaması gereken bir amacı ne de sürekli sınıf çatışması yaşadığı eşiyle yürütmesi gereken bir evliliği var… şeklinde bir hikayemiz mevcut. aynı hikaye 1959 yapımı yeni dalganın öncü filmlerinden bir “tony richardson” filmi aynı zamanda. ingiliz klasiklerine ilgisi olanlar pişman olmayacaktır.

Link filme gider..

“Onun gibi insanlara yer yok artık. Ne cinsiyet, ne siyaset, ne de başka bir konuda. Boşuna dövünmesinin sebebi bu işte. Bazen, onu dinlerken, sanki hala Fransız İhtilali’nin ortasındaymış gibi düşündüğünü hissediyorum. Aslında o zamanda yaşaması gerekirdi. Nerede olduğunu nereye gittiğini bilmiyor. Hiçbir şey yapmayacak, hiçbir zaman da değeri olmayacak.”

“Dört başı mamur bir haksızlık bu! Hep yanlış insanlar aç kalıyor, yanlış insanlar seviliyor, yanlış insanlar ölüyor!”

“Seviyorsun sanırım. Evet, inanıyorum, seviyorsun. Belki de seni yenmiş, galip kumandanın kolları arasında uzanmak çok şey ifade ediyor sana. Bilhassa, ordusundan sıkılmış, yorgun, aç ve susuzken.”

“Hepsi de yaşamak acısından kaçmak istiyor. Ve en çok da, aşktan. Aşk hakkında kendinizi aldatmaya çalışmanın bir faydası yok. Ellerinizi kirletmeden, kolay bir iş yapar gibi aşık olunmaz. Kuvvet ve cesaret ister aşk. Ve eğer o temiz, güzel ruhunun bozulmasına dayanamıyorsan yaşamaktan bütün bütün vazgeç ve bir azize ol. Çünkü insanca sevmesini bilemezsin. Ya bu dünyayı, ya ötekini seçeceksin.”

” Düşüncenin ve ruhun; kendi kadar kuvvetli bir şey arayan ateşli, yiğitçe bir yanı olduğuna inanmakta haksız mıydım gerçekten? Bu dünyadaki en sağlam, en güçlü varlıklar, aynı zamanda en yalnız olanlar. Karanlık ormanda, kendi nefesini peşinden giden ihtiyar bir ayı gibi. Ne onu rahatlatacak dostları, ne de ısıtacak bir yuvası var. O haykırış, bir korkağın sesi olamaz değil mi? “

 

10 adımda faşizm

  1. içeride ve dışarıda korkutucu düşmanlar olduğunu vurgulayın
    herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda ve herhangi biri olabilecek meçhul bir tehdit yaratın
  2. bir “gulag¹” yaratın
    uluslararası hukuk kuralları dışında işletilen bir hapisane sistemi kurun
  3. bir haydut kalesi oluşturun
    para  için savaşan size özel bir ordu kurun ve faciaları onlarla yönetin
  4. iç gözetim ve denetleme sistemi kurun
  5. partinizin ya da devletin düşüncesini savunmayan organize grup ve kuruluşları sansürleyin, para kaynaklarını engelleyin ve taciz edin
  6. keyfi gözaltılar ve salıvermeler yapın
  7. belirli şahısları hedef belirleyin, taciz edin, namusunu kirletin ve suçlu duruma düşürün
  8. bilginin dağıtımını ve dağıtım yapan kanallarını kontrol edin
  9. bilim insanlarını, protestocuları ve muhalifleri suçlu duruma düşürün. muhalefeti hain olarak konumlandırın.
  10. hukukun üstünlüğünü askıya alın.

naomi wolf’un “the end of america: letter of warning to a young patriot” eserinin adbusters uyarlaması üzerine etilen çevirisidir.

¹ – stalin dönemi rusyasında uygulanan ve milyonlarca insanın ölmesine yol açan kamp sistemi

etilen sosyete . 2003 - 2019 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.