biraz da biz yiyelim

ahlaksızlığın, adaletsizliğin, yoksulluğun ve en önemlisi “saçmalıkların” ülkesine hoş geldiniz. ortalama veya üstün  zekaya sahip bir insanın bile anlam veremeyeceği şeyler yaşanıyor ülkede. şaka yapıyorum tabii ki herkes ne olup bittiğinin farkında sadece nereden bakacaklarını bilmiyorlar. kimi taraf olmaktan, kimisi yanlış tarafta olmaktan korkuyor. bir yanda sur, cizre, idil vs… bir yanda cerattepe, bir yanda

tadını çıkarın.

içki için sarhoş olun küfredin sevişirken gürültü yapın çığlık atın kimyasallardan uzak durun muslukları açın gece uyumayın sebepsiz öpüşün ağlayın ağlatmayın yalan söylemeyin başkaldırın isyan edin mum yakın şarabı şişeden sigarayı filtresizinden için jim morrison dinleyin olmadı tom waits kedileri okşayın birbirinizi okşayın beraber duş alın evde çıplak gezin insanları takmayın tadını çıkarın. ortamlarda her

sarlo akrobata

balkanlar ciddi anlamda çok keşfetmediğimiz bir cevher. nedenleri ve sebepleri ayrı bir yazının konusu olabilir, biz Šarlo Akrobata‘ya gelelim. öncelikle nedir – charlie chaplin’in sırp-hırvatça’daki karşılığıdır. yugoslav new wave/post-punk grubu olarak geçer. grup 1980-1981 yılları arasında varolmasına rağmen new wave’in gelişimine öncülük etmiş ve kendisinden sonra gelen nesli ciddi anlamda  etkilemiştir. zaten dinleyince sizin de etkilenmeniz

kaplumbağa gazeli

bir gün, gezintim  sırasında çayırlık alanlardan geçtikten sonra bir kaplumbağa’ya rastladım.  antik bir kentin sırtından bin yıllık bir pıynar ağacının dibine… ilkin kafası dik adımlarımı takip etti, başını sağa sola yavaşça oynatarak . ona yaklaştıkça kaya gibi sert kabuğundan kalp atışlarının hızlandığını duyumsayabiliyordum ve bir kalbinin olduğunu… usulca önce kafasını sonra ayaklarını kabuğunun içine sakladı…

tutunamayanlar

mahkemede, suçlu sandalyesinde, bilerek ya da işledikleri suçları bilmek zahmetine katlanacak kadar dahi düşünmediklerinden bilmeyerek, eziyet eden, hor gören, aşağılayan, ihmal eden, aldırmayan, unutan, kötüleyen, alay eden, ıstırabı paylaşamayan, insanlar arasında duvarlar çeken, küçümseyen, çaresiz bırakan, yalnız bırakan, terkeden, baskı yapan, istismar eden, ezen, cesaret kıran, iyilik etmeyen, değer veremyen, kalbi temiz olmayan, doğruyu yanlış

savaşa gitmemiz buyruldu

– Bir Asker Türküsü Savaşa gitmemiz buyruldu “Toprak için aslanlar gibi dövüşün” diyerek Toprak için! Ama kimin toprağı? Söylenmedi bu – Dere beyinin toprağı olsa gerek! Savaşa gitmemiz buyruldu “Özgürlük adına” diyerek Özgürlük adına! Ama kimin özgürlüğü? Söylenmedi bu Halkın özgürlüğü olmasa gerek! Savaşa gitmemiz buyruldu “Bizden” dendi “yardım bekliyor müttefik uluslar” Ama en önemli