Mükerreren

106 ekran led televizyonumu izlerken gördüm, 4.5g’ye geçiyormuşuz. Isırılmış elma logolu telefonumu elime alıp neşeyle bağırdım: Yaşasın! Daha hızlı fotoğraf paylaşacağım. Videolarım daha hızlı yüklenecek. Sevgilime mesajlarım daha hızlı gidecek. Kendimi daha hızlı gözler önüne sereceğim. Aşklarımı, tepkilerimi, favori filmlerimi, kedim Armut’u, dün akşamki şahane buluşmamı, geçen yaz tatilimi. Daha hızlı daha hızlı gözleyecek ve

robonima – robotape 1.0

Sizlere “ses” emanet etmeye, kendi dünyamızı “ses” yoluyla anlatmaya devam ediyoruz. son dönemde etrafta gördüğümüz kolektif işlerin sayısı çoğaldı. toplum olarak saçma sapan günler geçirdiğimiz bir dönemde gülümsemek için yeterli sebebi veren bu çalışmalara ise saygımız sonsuz. bunun son örneğini ise kendilerini sanatçı kolektifi olarak konumlandıran robonima yapmış ve kendilerinin ilk ortak ürünü olan “robotape

john berger – a’dan x’e

umutla beklenti arasında büyük fark var. ilk başta süreyle ilgili olduğunu düşünmüştüm, umudun daha uzaktaki bir şeyi beklemek olduğunu. yanılmışım. beklenti bedene ait, umutsa ruha. fark bu. ikisi birbiriyle temas ediyor, birbirini tetikliyor ya da yatıştırıyor. ama her birinin hayali farklı. bir şey daha öğrendim. bir vücudun beklentisi bir umut kadar uzun sürebilir. seninkini bekleyen

ben kuşağı

… kendisini bir oy’dan ibaret gören, oyunu verip evine dönen ve televizyondan dünyayı değiştirip değiştirmediğini izleyen bir kuşak. Var olma kavgasını tek başına vermek zorunda bırakılan, seçeneksiz, çaresiz bir kuşak. Medyaların ağır ve sürekli koşullandırmalarına teslim olmuş; tekellere, bankalara, devlete, rantiyelere kısacası sisteme sürekli ve reel olarak ödeyen veya habire borçlandırılan bir kuşak. Plastik “sanal”

Gayri Resmi Musiki

Geçtiğimiz aylarda albümlerini internetten ilk dinlediğimde beni oldukça etkilemişti Kifayetsiz Muhterisler. Ankara 100. Yıl’da bir gece oturup kolektif ve keyfi bi’ çalışmaya soyunmuşlar ve 4 parçalık “Anlatacaklarımız Vardı” adlı mini albüm çıkmış ortaya. Albümdeki parçalarda gitarlar, doğu-batı-kuzey-güney demeden dolaşıyor  her yeri. Albüme hakim genel bir hava söz konusu diyebilir miyiz emin değilim ancak albümdeki gitarlar

Sinema Kuramına Neden Gerek Var?

Sinema üstüne teorik kitapların faydasına kuşkuyla bakılması sıklıkla tekrarlanıyor (özellikle durumun hiç de iyi olmadığı günümüzde). Godard Yeni Dalga’nın gelecekteki sinemacıların, yazdıkları zaman aslında sinema üstüne yazmadıklarını, sinema teorisi filan yapmadıklarını, yazmanın daha o zamandan onların film yapma tarzı olduğunu hatırlatmaktan hoşlanır. Ne olursa olsun, bu hatırlatma teori denen şeyin ne olduğu konusunda pek yüksek