Menü Kapat

Ay: Eylül 2015 (sayfa 1 / 4)

narkoleptik tekvin

feyyaz’ın bilinçaltında sosyal üretimin kuvvetleri soyut depresyon algoritmaları ihtiva ediyordu. fıkış mübaşir örgütü, mezhep direniş cemiyetini temyiz esraf muhafazasında kapatır. ölçek kefen tebligatı, komutan çöl disiplinini müçtehit ilhak milletinde bertaraf eder. hukuk çatal medeniyeti, teleskop kanıt haramını farz haşerat politikasında reddeder. mübal fabl haşmeti, caiz ceza imamını bomba kitap takririnde ağırlar.

narkoleptik tekvin. ne olduğunu anlamadınız. muhtemelen merak ettiniz. narkolepsi uyku hastalığı. tekvin var etme, yaratma anlamına geliyor. merak etmeyin ben de bilmiyordum. kendisi aynı zamanda espir ali siyenç kılıç’ın kitabı. daha önceden fanzinlere yayın, el yazısı ile gönderdiği deneysel romanı sel yayıncılık tarafından basılan kişi espir ali. enteresan bir kitap. daha önce benzerini görmediğinize eminim. bundan sonra benzerini görmeyeceğinize de emin olabilirim. 44 ayrı bölümden oluşuyor. her bölümü belli düşünürlerin fikirlerinden ve eserlerinden esinlenmiş. gonçarov, yakup kadri, otto kernberg, kierkegaard gibi isimler varmış. sel yayıncılık, beat kuşağını, avangard edebiyatı, fanzinleri, absürd edebiyatı ve yeraltı kültürünü selamlamak adına okurlarıyla buluşturmuş. iyi ki de buluşturmuş. her er kişinin kütüphanesinde bulunması gereken eserlerden. sırf bak böylesi de mümkün diyebilmek ve alternatifleri unutmamak için.

etilen’in fanzinciyi severiz, fanzinlerden ötürü düsturundan hareketle emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

narkoleptik tekvin
espir ali siyenç kılıç
Sel Yayıncılık
2015, 119 sayfa
ISBN: 978-975-570-741-9

parley for the oceans

okyanuslarda planktonlardan daha fazla plastik, nehirlerde ve göllerde balık yumurtalarından daha fazla plastik parçaları var.

okyanuslardaki plastik probleminin çarpıcı bir örneğini geçtiğimiz yıllarda paylamıştık – washed up – ve geçen zaman diliminde durumun kesinlikle daha kötüye gittiğini söyleyebiliriz. parley for the oceans ya da okyanuslar için tartışma yaratıcıların, düşünürlerin ve liderlerin okyanusların kırılganlığı ve güzelliği konusundaki farkındalığı arttırmak için bir araya geldiği bir oluşum. okyanuslarda yaşanan yıkımı engellemek için çeşitli projeler geliştiriyorlar ki güzel hamleler.

okyanuslarda yaşayan canlılara, arılara, doğaya insanoğlunun ihtiyacı var – o canlıların insanoğluna değil. ve kesin olan bir gerçek ise okyanuslar yokolduğunda, insanlığında yok olacağı. bilgilerinize.

parley for the oceans

 

open road – poster ve dergi içeriği

open road kendisini ana akım sol yayınlar dışında gören ve kendisini tamamiyle insan özgürlüğüne adayan bir yayınımız. dolayısıyla anarşizme  de oldukça yakın. kendileri bir güzellik yapıp dergilerinde yayınlanan posterleri yüksek çözünürlüklü olarak erişime sunmuşlar. ve daha da güzel olanı paylaşımları posterler ile sınırlı değil, 1976-1990 yılları arasında yayınlanan dergi içeriğine de erişebiliyorsunuz. afiyet olsun.

open road – posterler
open road – dergiler

ayrıca sizi buraya getirmişken seçtiğimiz postere konu olan gun’s of brixton şarkısını dinletmeden bırakmayız.

Babil Düşüyor


Beyin ifrazatı niteliğindeki bu  yazıyı sizlere takdim etmekten gurur duymuyorum. Keşke böyle gelmeyip böyle gitmeseydi.


Her şey ticaretin konusu artık, ruhlar bile. Her şeyin bir pazarı var. Pazar her yerde. Batıda teknoloji, Uzakdoğuda emek, belirlenmiş coğrafyalarda silah, çoğu yerde de insan pazarı  heyhat! İnsan ama prototip, içi boş, salt maddi bir gerçeklik olarak. İnsan arketipi kavramsal düzlemde, kendini gerçekleyemez bir halde sıkıştı kaldı.

Kaçamıyorum bu  absürlük girdabından. Hayatın arkaplanındaki o kendine has kutsal tadı alamıyorum.

Gerçeklik modelleri algılandıkça ölüyor ne var ki eskisinden daha sağlam bir şekilde peydah oluyor yenisi. Kanserli bir hücre motivasyonuyla -artmak, daha da artmak- simüle edilmişler sanki.

Toplu zihin katliamları yapıldı/yapılıyor her gün, her saat, her dakika, her saniye. Zihnin nedensellik fonksiyonu iğdiş edildi/ediliyor, kendisiyle bile bağ kuramadan bir anda yoz bir hale gark oluyor. Kollektif bilincimizin (altı-üstü) her zerresiyle yeni sosyo-ekonomik denklemler kuruluyor, bozuluyor ve yine kuruluyor.

Acaba bu dahi toplum mühendisleri tarafından dizayn edilen, yatay eksene sıkışmış yeni insan -Frankestein-, tanrılarından ateşi çalabilecek mi daha önceden yaptığı gibi?

İmkansız. Zira ateş onlarda da yok. Onların ateş dedikleri, ateş taklidi yapan, hiç de yakmayan bir avunma nesnesinden başka bir şey değil.

Dostum,

Umut yok bu tanrılar kavgasında. Dolayıyısıyla karamsarlık da…

Zamanlar, mekanlar, sınıflar, dekorlar, görüntüler, sesler  varoluşa küfredercesine hep aynı dionizik örüntüyle deviniyor. Devindikçe çürüyor.

Babylon düşüyor.

jamie reid

jamie reid, muhtemelen adını duymadınız ama üstte görmüş olduğunuz görselleri defalarca gördünüz. kendisi Sex Pistols’ın “Never Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols” albümünün kapağını hazırlamış abimiz. sonrasında pank estetiği diye bir şey varsa Malcolm McLaren ile yarattıklarını da şimdi öğrenmiş bulunuyorsunuz. kendisi nerden baksan anarşist ve sitüasyonistlerden de ciddi anlamda etkilenmiş. üstüne üşenmemiş 5 yıl boyunca “suburban press” adlı radikal uçlarda dolanan dergisini çıkartmış. günümüzde ise üretimine ve londra civarında sergilerine devam ediyor. web sitesini de pek düzenli güncelliyor. dikiz atacağınızı biliyoruz.

jamie reid

yeni fikirler

İnsan kendini hep farklı, anlaşılmaz, kabul görülmez hisseder yeni bir yola girince. Belki destek görememe korkusundandır belki de kişi henüz kendi kabul edememiştir. Belki de haklıdır; anlamayanlar, karşı çıkanlar, dalga geçenler olur. Ama herkesin bir frekansının tuttuğu belki aynı mesele için koşan belki de yürekten yüreğe bağ kurduğu biri mutlaka vardır. O insanlara güvenmek gerekir. Bu tek düze, sözsüz anlaşmaların kabul edildiği dünyada yenilik iyidir. Hayal etmek yeni tohumları yeşertecek su gibidir. Hayal etmekten, güvenmekten korkmayın. İçinizde kıpırdanıp duran yeni fikirleri, isyanı, ütopyayı, hayali saklamayın. Aşık olduğunuzda susmayın. Avazınız çıktığı kadar haykırın, bu kirli atmosfere temiz soluklarınız karışsın. Yeni olan temizdir. Hiçbir şeyi iyi-kötü sınıfına sokmamak lazım. Yüreğinizin ritmini değiştiriyorsa o yoldan vazgeçmeyin. Her seçim önüne yeni bir yol açar insanın. Herkesin yürüdüğü yolda yürümek zorunda değilsiniz. Herkes gibi üst üste dizilmiş evlerde yaşamak zorunda değilsiniz. Zengin olmak, modern olmak zorunda değilsiniz. Değiliz.

Başarılı olmak nedir? Öğrencinin yüksek puan alması, iyi bir üniversiteyi kazanması, mümkünse doktor olması; çalışanın her ne yolla olursa olsun çok para kazanması mıdır? Tüm bunlar toplumsal algının bize başarı diye öğrettikleridir. Başarı, insanın hangi alanda mutlu olacaksa orada olup istediği şeyin peşinden gitmesidir. Herkes sevdiği işle ilgilenirse daha iyi sonuçlar alınır. Ne mesleğin ne de insanın sınıfı olabilir. Herkes birbirinden böylece farklıyken hangi ölçüte göre sınıflandırma yapılır ki? Hangi meslek diğerine göre üstün olabilir?

Aklınıza yeni bir heyecan yeni bir fikir düştüğünde onu toplumun tepkisine göre değil, kendinize göre, yüreğinizin sesine göre inceleyin. İnsan aşık olduğu şeyin/kişinin peşinden koşmalı. O yolda koşarken insanların size verdiği tepkileri tartacağınıza olumlu yönden bakmayı deneyin. Yanınızda yürümeye çalışanlara izin verin. Aynı amaç için çarpan yürek çoğaldıkça yol kısalır. Kim bilir, bir kıvılcımdan çıkar yangın.

Hiçbirimiz anlaşılmayacak kadar karmaşık, olağanüstü değiliz. Sizden de benden de çok var. Fakat aramızdan sıyrılanlar yüreklerindeki ateşi söndürmeyip, o ateşin aydınlığında yürümeye devam edenlerdir.

Durmayın, bağıralım içimizdekileri!

etilen not: sosyete kişisel gelişiminizde de yanınızda.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.