kelsey henderson – yağlıboya punklar

brooklyn’li kelsey henderson punk rock estetiğini ve diğer karşı-kültür moda hareketlerini yağlı boya üzerinden gayet başarılı bir şekilde resmeden sanatçımız. bazı çalışmalarının amatör fotoğraf etkisi yarattığı da bir gerçek. çürükler, yara izleri ve damarlar kendisiyle bir kusur değil, aksine güzellik unsuru. incelemeden geçmeyin. kelsey henderson not: kendisi ayrıca big cartel üzerinden s&m ve fetiş pin’leri de satıyor. gayet başarılı

sokakbaşı delisi

Farkına varacaksın en sonunda Koca yaşamlar boyu harcadıklarımızın Sormaya mecali kalmayan akıllar boyunca Hep günahkarı olduğun inançlarımızın Küfredeceksin tüm dinlere Hem de hiç ağzını bozmadan Ağızlar dolusu yalan Terbiyenin duvarını örecek Herkesin sözü bittiğinde Duvarlar sessiz kalmayacak Şarkılar eskisi kadar acıtmayacak duygularını Öyle alakasız anlar birleşecek ki içinde Tek bir çığlığın bile duyulmadan Delireceksin gecenin

emir uçkan

eskişehir’li olmamız bir yana, bir şekilde eskişehir’den çıkmış işlerin başarısız olma ihtimali gördüğümüz kadarıyla çok düşük. emir uçkan’ın işleri de bunların bir örneği. kendisini yapı yorum projesiyle tanıdık. özetle instagram üzerinden inşaat halinden binaların fotoğraflarından oluşturulmuş futuristik formların sergisini yapıyor. gayette iyi yapıyor. grafik tasarım ve mimarinin en güzel sevişmelerinden. bakmadan geçmeyin. kimdir? Babam mimar,

frantz fanon – yeryüzünün lanetlileri

bu, afrikalı zencinin yazdığı bir kitap değil, imal ettiği bir bombadır. ben bu bombayı sermaye orospularının burjuva yuvası olan paris’te bugünkü çağdaş medeniyetin kin ve çirkef dolu bu başkentinde, batı düzenine karşı afrika’nın bu kin bombasını patlatmak istiyorum. çünkü batının çürümüş olan insanı ve kokuşmuş düzeni temizlenmek için bu bombaya muhtaçtır. – jean-paul sartre jean paul

mizahın sömürüsü

İçinde biraz bile mizah olmayan her şey fazlasıyla sıkıcı geliyor. İnsanlar gülmeyi unuttukça, mizah hayat endişelerimizle yosun tuttukça, büründüğümüz roller gibi yalanlarımıza karıştıkça mahvolma eşiğindeki bir neslin son çaresini de bozmuş oluyoruz bihaber. Mizah dünyaya yavaşça yayılan yersiz bir ciddiyet virüsünün tek tedavisidir. Mizahın ciddiyete olan öfkeli mesafesi konformist sınırlayıcılardan ziyade insanlık hallerimizden olsa gerek.

do the right thing – 1989

sana sağ el ve sol elin hikayesini anlatayım. iyi ve kötünün hikayesi. nefret: kabil bu eliyle kardeşini öldürdü. aşk: bu beş parmak, doğrudan insanın kalbine gidiyor. sağ el: aşkın eli. hayatın hikayesi bu: statik. bir el sürekli diğeriyle kavga içinde ve sol el her zaman daha fazla kıç tekmeliyor. demek istediğim, görünen o ki, sağ