Menü Kapat

Ay: Şubat 2015 (sayfa 1 / 3)

wilhelm reich

asıl açıklanması gereken aç insanın neden çaldığı ya da sömürülenin grev yaptığı değil; neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir.

wilhelm reich, psikiyatri tarihinin en radikal isimlerden biri. amerikada makaleleri sansüre tabii tutulan, bir sene de hapiste yatan psikiyatrist. freud’la bir çok ortak çalışma yürütmüş, onu etkilemiş, ondan etkilenmiş. cinsellik açısından sağlık bir cinsel hayatın ve orgazm olmanın en büyük mutluluk kaynağı olduğunu söylemiş, akıl hastalıklarını bastırılan cinselliğe ve dürtülere bağlamış. orgazm esnasında yayılan orgon adını verdiği ve çoğu insanın tanrı dediği bir ilkel kozmik enerji keşfettiğini söylemiş. sağlıklı bir hayat için gerekli olduğunu düşündüğü bu enerjinin atmosferden toplanarak depolanması amacıyla telefon kulübesi boyutlarında olan orgone enerji akümülatörü’nü icat etmiş. nezle, iktidarsızlık ve kanser gibi hastalıkları tedavi ettiğini düşündüğü bu buluşu gazetelerde “seks kutuları” adıyla yayımlamış. dinle küçük adam adlı harika bir kitap yazmış. kitapları ve makaleleri sansürlenmiş, hapse atılmış, 60 yaşında kalp krizi sonucu ölmüş, yüzyılımızda yaşamış kıyıda köşede kalmış güzel insanlardan.

kerouac ve burroughs’un bir çok yazısında kendisine gönderme yaptığı ve saygı duruşunda bulunduğu bilgisini de sosyal ortamlarda kullanabilirsiniz. ama tavsiyemiz dinle küçük adam’dan başlayıp kendisini biraz tanımanız.

…dinle küçük adam!

sana ‘küçük adam’, ‘sıradan insan’ diyorlar; yeni bir çağ, ‘sıradan insan çağı’ başladı diyorlar. bunu söyleyen “sen” değilsin küçük adam. onlar söylüyor bunu; büyük ulusların başbakanları, koltuk kapmış işçi liderleri, kentsoylu ailelerin tövbe etmiş evlatları, devlet adamları söylüyor, filozoflar söylüyor. geleceğini eline verirken, geçmişinden ise hiç bahsetmiyorlar.

korkunç bir geçmişin mirasçısısın sen küçük adam. mirasın, avucunun içinde alev alev yanan bir elmastır. bunu sana söyleyen, benim. beni dinle.

her doktor, her ayakkabıcı, teknisyen ya da eğitimci, işini doğru dürüst yapmak ve yaşamını kazanmak için eksikliklerini bilmelidir. bir kaç on yıldır, şu yeryüzünde yönetici rolü oynamaya başlamış bulunuyorsun. insanlığın geleceği, senin düşüncelerine ve senin yapacağın şeylere bağlı. ama öğretmenlerin ve efendilerin, aslında nasıl düşündüğünü ve gerçekte ne olduğunu söylemiyorlar sana. seni kendi geleceğine egemen olma yetisi verebilecek yönde eleştiren ve bu eleştiriyi dile getirme yürekliliğini gösteren tek kişi yok. yalnız tek bir anlamda “özgürlüğüne sahip”sin sen; kendi yaşamını yönetmeyi öğrenmeme ve kendini eleştirmeme özgürlüğüne.

şöyle bir yakınmayı hiç duymadım senin ağzından: “gelecekte kendimin ve dünyamın efendisi olmak yolunda yürütüyorsunuz beni, peki. ama insanın nasıl kendi kendisinin efendisi haline geleceğini anlatmıyorsunuz hiç, düşünce ve davranışlarımdaki yanlışları bana söylemiyorsunuz.”

yönetimi elinde tutan kişilerin, “küçük adamı” yönetmelerine izin veriyorsun. ama sen, hiç sesini çıkarmıyorsun. yönetimi elinde tutan güçlülere, ya da kötü niyetli güçsüz adamlara seni temsil etme yetkisini veriyorsun. her seferinde aldatıldığını anlıyorsun, ancak bunu anladığında, iş işten geçmiş oluyor.

arabesk fanzin


hoyratız.
pırpırıyız.
harmanız.
yer yer gereksiziz.
kafası güzelken çekilmeziz.
ipsiziz.
en nihayetinde; arabeskiz

nicedir fanzin tanıtımı yapmıyorduk ki karşımıza arabesk fanzin çıktı. oh be fanzin varmış dedirtecek güzelliğe yaklaştı. tek gördüğümüz eksi ad-soyad imza atmaları. keşke anonim kalsalardı fakat sanatçı olmak bunu gerektiriyor herhalde. neyse derdimiz bu değil.

kopyalanamayacak boyutta üretilmiş. 16 sayfa. #özgecaniçin demişler. üşenmemiş içine boncuktan kuş yapmak için boncuk koymuşlar. (herkese bedava akineton veren fanzinlere selam olsun.) muhteviyata geldiğimizde;

  • alın yazısı
  • ayrılığın 53. günü
  • vesikalı yarim
  • ali tekintüre
  • ağır roman
  • kuşçu
  • göznuru – boncuktan kuş yapımı
  • argo
  • çomar – yemeğin tarifi olmaz
  • gönül dostu köşesi

biz kadıköy 6:45’den edindik, siz başka yerlerden de edinebilirsiniz. bilmeniz gereken atlamadan geçmemeniz.

arabesk fanzin
arabesk fanzin . twitter

Işık ve Gölge

‘‘Işık ve gölge’’ dedim içimden…

The Nightwatch (Gece Devriyesi) yağlıboya tablo, 1642

Rembrandt Harmenszoon van Rijn, The Nightwatch (Gece Devriyesi) yağlıboya tablo, 1642

‘‘Işığın ve gölgelerin ressamı’’ denildiğinde akla gelen, Hollandalı ressam ve baskı ustası Rembrandt’tır.(15 Temmuz 1606 – 4 Ekim 1669) Avrupa ve Hollanda sanat tarihinin en önemli ressamlarından biridir. En tanınmış eserlerinden biri olan Gece Devriyesi, orijinal adıyla ‘‘De Nachtwacht’’ yağlıboya tablosu; bana kalırsa ışığın ve gölgelerin müthiş armonisiyle toplumsal dramı yansıtan en etkileyici örneklerden biri. Eğer fotoğraf ve ya sinema ile ilgiliyseniz ‘‘Rembrandt aydınlatması’’ denilen bir tanım duymuşsunuzdur. Bilmeyenler için, Rembrandt’ın ışık kullanımı ve tekniği diyebiliriz. Ayrıca resimlerinde tek ışık kaynağı kullanarak, gölge ışık oyunlarıyla portrelerin üç boyut kazanmasını da sağlamıştır.

Death of the Virgin (Caravaggio)

Michelangelo Merisi da Caravaggio, Death of the Virgin(Bakirenin Ölümü) yağlıboya tablo, 1604–1606

Ondan önce (29 Eylül 1571 – 18 Temmuz 1610) yaşamış olan Caravaggio ise, barok sanat akımının ilk büyük sanatçısıdır. Rembrandt ile bağlantısı ise, bu dönemde rönesansın dayattığı denge ve uyumun aksine, karşı-reform hareketini benimseyerek ‘‘maniyerizm’’i kullananlar arasında olmalarıdır. Maniyerizm’de hareketlilik vardır. Herşeyin iç içe girdiği, net olmayan fırça darbelerine rastlarız. Birbirine bağıntılı iki ‘‘sanatkar’’a değinmemin sebebine gelirsek; kavranmasını istediğim, üçüncü bir bağıntıya dikkat çekmek adına.

Dolayısıyla, ışık ile gölgenin köşe kapmacalığına dayanarak, sizleri oyunun karanlık bölgesinde kalmış bir sanatçıyla tanıştırmak istiyorum. Kendisiyle çarpışmama vesile, yine o ses:

Işık ve gölge…

Ardından, kendi kendime sordum; üzerine neler yazılıp çizilmiştir acaba? Sonra bir baktım ki internette aratmışım bile. Karşıma ilk çıkan ‘‘ışık gölge’’ arama sonucuna girdim ve o yağlıboya tablosuyla karşılaştım. Tuhaftır ki, bu sanat eserinin yaratıcısı Rembrandt ya da Caravaggio değildi. Diğer ünlü ressamların arasında da görmediğim bir isimdi ve hemen sonra, hakkında doğru düzgün hiçbir türkçe çevirisinin olmadığını görmem, ikinci bir tuhaflıktı. Çünkü ‘‘ışığın ve gölgelerin cezbedici dokusunu dorukta hissettiren ‘‘Sacred Love and Profane Love’’ tablosu, nasıl olur da sahne ışıklarının altında olmazdı?’’ Üstelik, Caravaggio ile aralarında geçenlere rağmen. Ama önce, söz konusu olan eserimizi takdim edeyim:

Kutsal Sevgiye karşılık Adi Sevgi. 1602–1603 yağlıboya

Giovanni Baglione, Sacred Love and Profane Love(Kutsal Sevgiye karşılık Adi Sevgi) yağlıboya tablo, 1602

Tablolarına baktıkça ben de merak uyandıran Baglione; gözümde karanlıktan aydınlığa çıkarılması gereken bir ressam olması nedeniyle, türkçeye katalım fikrini netleştirdi. Hakkında biraz bilgi edinelim o halde.

Apollon_by_Giovanni_Baglione_(1620)

Giovanni Baglione, Apollon, 1620

Giovanni Baglione, (1566- 30 Aralık 1643) Barok dönemi başlarında maniyerizmin son zamanlarında Roma’da hayatını geçirmiş olan ressam ve sanat tarihçisidir. Baglione, özellikle ünlü ressam Caravaggio ile hırçın ve zarar tutumu olan olaylarla anılır. Ayrıca, Roma yaşantısı boyunca dönemin sanatçılarının biyografi koleksiyonunu yapması, onun önemli çalışmaları arasında gösterilmektedir. Roma’daki kilislerin birçoğunda ise eserleri sergilenmektedir.

İlk dönemlerinde Floransalı artist Francesco Morelli’den, son tarzını yakalamada ise Caravaggio’dan etkilenmiştir. Baglione’nin sanat hayatında önemli bir noktaya geldiği barok döneminde işitme kaybı yaşamış olması, ona ağır duygular yaşatmıştır.

İki kitap yayınlamıştır. (Kaynak bölümünde linklerini görebilirsiniz) Özellikle ikinci kitabı hala daha Roma’da yaşayan sanatçılar için önemli bir tarihsel kaynak konumundayken, ilk kitabı ise Roma’nın dokuz büyük haç kiliselerine artistik bir rehber olmuştur. Baglione, işlediği konularda sosyal statü (ev, elbise, koleksiyonlar, kılıç giymek, cenaze törenleri) ve sosyal statünün ilerlenişi konularında;  insan başarısızlıkları, alışkanlıkları üzerine sık sık eleştiriler yapmıştır.  Edebi, müzikal ve dramturjik becerilere sahip virtüözlerle tanışarak, onların hikayelerini yazılarına aktarmıştır.

En iyi bilinen, aynı zamanda bahsettiğim eseri ‘‘Sacred Love and Profane Love’’ Caravaggio’ya doğrudan bir yanıt olmaktadır. Eserinde Caravaggio’yu küçük ve çıplak şekilde ve şeytan olarak göstermektedir. Bu eser, sanatçılar arasındaki rekabet; aile içinde iki kardeşin şakalaşması olarak gösterilebilir.

1603 yılının son döneminde Baglione, Roma çevresinde dolaşan bazı kötü şiirler nedeniyle Caravaggio ve onun çemberindeki sanatçılara bir iftira davası açmıştır. Caravaggio’nun o dönem İsa’nın kıyamet mihrabındaki II. Gesu Jesuit tarikatının kilise resmini tamamlamasıyla, Baglione’ın onu kıskanması önemli bir noktaya ulaşır. Böylece mahkeme sırasında Caravaggio, “Giovanni Baglione’ın iyi bir ressam olduğunu düşünen hiçbir ressam tanımamaktayım.” sözlerini sarfetmiştir. Caravaggio suçlu bulunur ve iki hafta Tor di Nona hapishanesinde tutulur. Fakat sonradan, Giovanni Baglione’ın birinci sınıf bir ressam olduğunu kabul ederek kayıtlara geçilmesini sağlamıştır. 1610 yılında Caravaggio’nun erken gelen ölümünden sonra da Baglione, yayınladığı biyografide Caravaggio’yu övgü dolu sözlerle yazmıştır.

Baglione, dini konuları işleyen bir ressam olmuştur. Roma’yı yansıtan ve mitolojik konular ile alışılmamış imalı pozlar üzerine çalışmıştır. Clement VIII, Paul V ve Urban VIII pontificates sırasında Roma’da kilise komisyonlarında bulunmuş ve Rocca dei Rossi Giustizia Adalet salonu tamamen Baglione eserleriyle kaplı duruma gelmiştir.

Giovanni Baglione Kitapları:

Bonus film: ”Caravaggio” (1986)

Derek Jarman, 17.yy ressamlarından Caravaggio’ya ithafen yazıp yönettiği bu filmde ressamın yaşamını, sanat tutkusunu resimleri üzerinden inceliyor.

imdb. caravaggio 1986.

Kaynaklar:

baudelaire – kötülük çiçekleri

bana ne sendeki dirlik ve düzenlikten
hem güzel ol, hem de acı duy!
ekler gözyaşı yüzüne başka güzellik,
yeşillikte bir su gibi üstelik;
borayla canlanır çünkü çiçekler.

diyemezsin ki, tutsak kraliçe,
beni korkuyla sevebilen ancak,
ağır dehşetiyle sürerken gece
çığlıklar içinde ruhun, delice,
bana: “ey kralım, sana dengim, bak!

ilk olarak 1857’de fransa’da yayımlanmıştır. ilk temel baskısı 5 bölüme ayrılır; melankoli ve mükemmeliyet, kötülük çiçekleri, isyan, şarap, ölüm. ilk baskının yayımından sonra, şair ve yayıncıya, ikinci imparatorluk rejimi tarafından eserin “toplumsal değerleri aşağılaması” nedeniyle dava açılmıştır. bu davanın sonucunda charles baudelaire 300 frank para cezasına çarptırılmıştır. ayrıca kitap 353 adet satmış ve yayıncısını iflasa sürüklemiştir.

download . baudelaire – kötülük çiçekleri

yine, yeni, yeniden

ortadoğu ve balkanların en çok tasarım değiştiren sitelerinden biri olan etilen, server tarafında yaşadığı sorunları çözümlemeye çalışırken tasarıma da el attı. tek derdimizin paylaşmak ve içeriği en temiz ve en net şekilde ulaştırmak hedefimizi yanıstmaya çalıştık. umarım başarılı olmuşuzdur. aynı zamanda server tarafında da daha iyi, daha hızlı bir yuvaya geçtik. normal şartlar altında siteyi daha hızlı kullanmanız gerekiyor. geçmiş tarihli içeriklerin formatında da sapıtmalar olabilir. zaman içerisinde düzelecek.

bu sıkıcı bilgilerin ardından yeni tasarımın da etkisiyle daha aktif ve daha öfkeli günlerin geldiğini hissediyoruz. önümüzdeki dönemde;

  • blog: daha az ama daha öz içerik ile karşılaşabilirsiniz.
  • sosyete yayınları: ayda 2 basılı eser gibi bir hedefimiz var, kısmet.
  • radyo: haftada 1-2 yayın olarak kulaklarınızın pasını almaya devam ediyoruz.
  • film gösterimi: kargart film gösterimlerinde ayda bir toplanmaya devam edeceğiz.

bu arada bilmeyenlere çeşitli pek bir sosyal ağlardan bizlere ulaşabileceğinizi de hatırlatalım

herhangi bir içeriği görüntülemeyenler ya da önerileriniz ya da sövgüleriniz için aşağıdaki yorum alanını ya da iletişimi kullanabilirsiniz.  arşiv sayfasına da göz atmayı ihmal etmeyin.

etilen sosyete | her daim şıngır mıngır

clerks. 1994

işçi tulumlu biri kapıdan içeri uzanır:
İşçi tulumlu adam: Açık mısınız?
Dante: Evet, buyrun.
(kahve makinesine gider ve bir kahve alır)
Randal: Return of the Jedi hakkında başka neyin farkına vardım biliyor musun?
Dante: Dahası mı var?
Randal: Başka bir ölüm yıldızı daha yapıldı değil mi?
Dante: Evet.
Randal: Şimdi, ilk inşa ettikleri asiler onu imha etmeden bitmişti ve çalışır durumdaydı.
Dante: Onu luke havayo uçurdu, herkese hakkını vermelisin..
Randal: İkincisini havaya uçurulduğunda ise hala inşa ediliyordu.
Dante: Lando Calrissian’a teşekkürler.
Randal: ikincisiyle ilgili bir şeyler beni hep rahatsız etmiştir. Bişii yanlıştı.
Dante: Ne olduğunu çözebildin mi?
Randal: Aslında sorun şu ki; ilk ölüm yıldızında sadece imparatorluk askerleri ve rütbeliler vardı.
Dante: Kısaca evet.
Randal: Yani onu havaya uçurmalarıyla ilgili bir problemim yok, kötüler cezalandırıldı.
Dante: Ya ikinci sefer…?
Randal: İkinci ölüm yıldızı ise henüz bitirilmemişti, hala inşa ediliyordu.
Dante: Yani?
Randal: O boyutlarda bir şey inşa etmek imparatorluk ordusunun karşılayabileceğinden çok daha fazla bir insan gücü gerektirir. Bahse girerim o şey inşa edilirken bağımsız müteahhitlerle anlaştılar. Tesisatçılar, aluminyum kaplamacılar ve çatı işi yapanlar…
Dante: Sadece imparatorluk taraftarları değil, bunu mu söylemeye çalışıyorsun..
Randal: Kesinlikle. Ölüm yıldızını çabuk ve gizli bir şekilde inşa etmek için bu işleri yapabilen herkesi işe almaları gerekmiştir. Sıradan bir storm trooper’ın tuvalet tesisatı döşeyebileceğini düşünebiliyor musun? Onların bildikleri tek şey öldürmek ve beyaz üniformaları.
Dante: Pekii, bağımsız müteahhitler ve ustalar inşasında çalışıyor olsa bile ikinci ölüm yıldızı’nın imha edilmesi seni neden rahatsız ediyor.
Randal: Sadece işini yapan bu insanlar öldürüldüler. Hiçbir alakaları olmayan bir savaşta.
(dante’nin dalgınlığını farkeder)
Diyelim ki sen çatı işi yapan birisin. Bir gün önüne iştah açıcı bir hükümet işi geliyor. Karın ve çocukların var. Getirileri iyi bir hükümet işindesin. Aniden sol kanat militanlar seni ve üç mil etrafındaki herkesi lazerleriyle buharlaştırıyorlar. Bunu sen istemedin ve aslında hiçbir politik görüşün yok. Tek yaptığın hayatını kazanmak.
(işçi tulumlu adam onlara katılır)

clerks. 27.500 dolara, daha doğal, daha kaliteli bir komedi filmi yapılabilene kadar en iyisi kesinlikle bu. hala izlemeyenler çok şey kaçırıyor.

download . clerks . 1994 (torrent)

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.