Menü Kapat

Ay: Kasım 2014 (sayfa 1 / 2)

kent ve şiddet

ancak bir kentin sokaklarında, bir tür acı çekerek yaşamış olan biri, kaldırım taşlarının, kapı eşiklerinin, tuğlaların, pencerelerin ne anlama geldiğini fark edebilir. sokak düzeyinde -araçların dışında- bütün modern kentler şiddet dolu ve trajiktir. kitle iletişim araçlarında ve polis raporlarında sık sık sözü edilen şiddet, kısmen bu daha kesintisiz ama göz ardı edilen, daha eski şiddetin yansımasıdır. sokakların içinde yaşamış ve yaşamakta olanların yakın tarihlerini bile silen (ezen) -trafiğin simgelediği- gündelik zorunluluğun doğurduğu şiddet.

– john berger

buy nothing day

buy nothing day, yani hiçbir şey satınalmama günü. adbusters tarafından başlatılan bir hareket. black friday döneminde gerçekleştiriliyor. kendilerini uzun uzun anlatmıştık, okusanız iyi edebilirsiniz. ülkemizde böyle bir günümüz henüz olmasa da yakında olacağı aşikar. bu haftasonu siz de yapabilirsiniz, hiçbir şey satınalmayın ve yaşamın farkına varın.


“bugün, insanlık net bir seçim ile karşı karşıya: dünyayı kurtar ve kapitalizmi yok et, ya da kapitalizmi kurtar ve dünyayı yok et.” – fawzi ibrahim

kapitalizmin yerleşik değerlerine – ekonomi sürekli büyümeli, tüketici ihtiyaçları her zaman tatmin edilmeli, anlık hazlar bir zorunluluk – meyadan okunmadan günümüzün devasa sayko-finansal-eko krizini onarmamız mümkün olmayacak.

bu meydana okuma son derece kişisel. kapitalist sistemin her parçasının sizi boyun eğmeye zorladığı bir dünyada direnebilir misiniz? reklamcılar sizi gece ve gündüz avlarken kaçabilir misiniz? bu black friday, bu kocaman, absürd ve yıkıcı kapitalist makine size karşı tek bir hedefle gelecek – bozulmuş sistemin batmasını engellemek için ihtiyacınız olmayan boku kredi kartınızın limitine kadar harcayarak satın almanızı sağlamak. bu yüzden onlar “buy” dediğinde sen “nothing!” diyebilecek misin?

buy nothing day ise kişisel dönüşümüzünü kışkırtmak için bir efsane… gerçek yaşamın ne olduğunu birden hatırlamaya başladıkça… radikal güçlenmenin yükselişini ve hayatınıza gelen garip bir sihri hissedeceksiniz.

28/29 kasım günü 60 ülkeden milyonlarca insana katılın ve nasıl hissedeceğinizi görün.

ardından, buy nothing day sornası, bir sonraki adıma geçin… nesiller boyu, yılbaşı ticari güçler tarafından gaspedildi…. bu yıl, hep birlikte geri alalım.

ve bunu yaparken neden oyun oynamıyorsunuz!? posterler asın, kredi kartı kesme partileri organze edin ya da mahallenizdeki alışveriş merkezine yılbaşı zombisi olarak yürüyün.

mutluluk ve hakikat üzerine

beni tanıdığını sanıyorsun, çünkü aynı yatağı paylaşıyoruz, nerede çalıştığımı, nerelere takıldığımı biliyorsun. beni tanıdığını sanıyorsun, çünkü aletimi emdin, yatağı düzeltip, evi temizledin. oysa ki onluk sistemde not vermek gerektiğinde ben klasman dışıyım. beni tanıdığını sanıyorsun çünkü seni becerdim, iş çıkışında bekledim, oyumu seninle aynı partiye verdim.

beni tanıdığını sanıyorsun, şiirlerimi okudun, benimle ağladın, güldün, seviştin, geldin diye, beni güldürme! bütün bunlar sahte. ümitsizce dikkat çekmeye çalışan, ümitsizce cevap arayan, masalsı ilişkiler, mum ışığında yemek yılın 365 günü. hayatı koyverdiğinde, ne romantik komediler, ne de ucuz sitcomlar yanına yaklaşabilir.

harika kadın istemiyorum, ilişki istemiyorum, aşamalı programlar istemiyorum, son dokuzu hiç göremediğim. zeka oyunlarını beceremiyorum, bağlanmak istemiyorum, aradığım ne sonsuz doyum, ne de mükemmel uyum, yüceltilmek istemiyorum. alternatif yaşamlar, manken, homoseksüel, biseksüel ya da lezbiyen değil aradığım. mükemmel işleyen kuralların, nerde ne yapmam gerektiğini söyleyen kadınların canı cehenneme.

roma’ya gitmek annenle, kız kardeşinle tanışmak istemiyorum. istemiyorum kalbini titretmek ya da bir ford mustang. big bang’ı öğrenmeyi, çocuklarla takılmayı istemiyorum. eşitlik istemiyorum, merhametine de muhtaç değilim. matematik denklemleri, istasyonda mahrem buluşmalar, pazar ayinleri benim için değil. düğmelerini çözmek, götünü sikmek, ayaklarını yalamak, dans pistinde sevişmek, benim özel orospum olman hiçbirini istemem.

tek istediğim kendim olmak, senin de kendin. bir gün daha yaşayacaksak beraber, tek yolu günü yaşamak anlamsız kafiyeler uydurmadan. tek isteğim burada, bu yatakta, yanında olmak, maskelerini düşürmüş iki yüz hiç soru sormadan.

a.d. winans

lettrist enternasyonelin konumu

lettrist enternasyonel üyeleri paris’te charlie chaplin’in basın toplantısını sabote etti. “artık düztabanlara yer yok” başlıklı bir broşür dağıttı. broşür söyle bitiyordu; sahne ışıkları, sözde mükemmel bir mim olan kişinin makyajını eritti. artık tek görebildiğimiz kederli ve paralı yaşlı bir adam. evinize gidin bay chaplin.

isidore isidou bu durumu kınadı ve lettrist’ler arasında bölünme başladı. lettrist enternasyonel böyle kuruldu.


lettirst enternasyonelin konumu . 1952

Charlie Chaplin’in Ritz’de düzenlediği basın toplantısına müdahale etmemizin ve yönetmen Jean-Isidore Isou’ya cemaatvari bir şekilde teslim edilen külte karşı isyan eden “Artık Düztabanlara Yer Yok” başlıklı broşürün gazetelerde kısmen yayımlanmasının ardından, bu yönetmen ile dizginlerini elinde tuttuğu takipçilerinden ikisinin hazırladıkları ve yaptığımız eylemi onaylamayan bir yazı Combat’da yayımlandı.

Chaplin’in eserlerinin kendi döneminde önem taşıdığını takdir ediyoruz, ancak bugün yeniliğin başka bir yerde olduğunu ve “artık matrak olmayan hakikatlerin birer yalan hâline geldiği”ni (Isou) biliyoruz.Özgürlüğün en önemli kullanımının putların yıkılması olduğuna inanıyoruz, özelliklede bu putların özgürlüğü temsil ettikleri bir zamanda. Broşürümüzün kışkırtıcı havası, ortak ve körü körüne coşkunluğa karşı verilmiş bir tepkidir. Bazı Harfçilerin (ve bizzat Isou’nun) mesafeli duruşları bu olayda yalnızca ihanetlere; aşırılık taraftarları ile artık aşırı olmayanlar arasında, bizim ile eskimiş zaferlerine “gülüp geçecek” şekilde “gençlik dönemlerindeki keskinlik”lerini reddedenler arasında, yirmi yaşından büyük olanlar ile otuz yaşından küçük olanlar arasında sürekli yeniden gündeme gelen bir anlayışsızlığa yol açmıştır.Bizler yalnızca altına imzamızı attığımız metnin sorumluluğunu üstleniyoruz. Kimseyi inkâr etmiyoruz.

Çeşitli kızgınlık ifadelerinin bizimle ilgisi yoktur. Gericiler arasında dereceler yoktur.

Böylelerini meçhul ve şoka uğramış kalabalığın takdirine bırakıyoruz.

SERGE BERNA, JEAN-L. BRAU, GUY-ERNEST DEBORD, GIL WOLMAN

Not: Bu metin, 29 Temmuz 1881 tarihli yasanın 13. Maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Combat tarafından reddedildi. Sonunda, 1 Aralık 1952’de Internationale Lettriste’nin 1. sayısında yayınlandı.

anima mundi . 1992

anima mundi

koyaanisqatsi hakkında daha önce bilgilendirmiştik, şimdi bu muhteşem serinin ikinci belgeseli ile devam ediyoruz – anima mundi. yönetmenliğini yine godfrey reggio,  müziklerini iyi ki phillip glass yapıyor. anima mundi “dünyanın ruhu” demek.  yalnızca hayvanlar ve vahşi yaşam görüntüleri mevcut. bizim için tek eksisi sadece 28 dakika sürmesi. hayvanlar ile birlikte ruhlarını da hissedebilmeniz için. kendinizi bırakın ve izlemeden sakın geçmeyin. pişman olmayacaksınız.

 

“adalet” bakanı lüksü

“Cumhurbaşkanlığı hizmet binası Cumhurbaşkanımızın şahsi malı değil ki. Bu milletin malı. Oraya gelenler bu devlet ve millet adına ağırlanacak. Hizmet edilecek. (…) İftira kampanyasını yapanlara buradan bir kez daha sesleniyorum. Siz 12 yıldır Türkiye’nin Başbakanı olan, ağustos ayından bu yana da Cumhurbaşkanımız olan sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı 5 yıldızlı otellerde yemek yerken gördünüz mü? Düğün yaparken gördünüz mü? İftar programlarına katılırken gördünüz mü? 12 yıldır beraber çalışıyoruz, ben bir defacık olsun rastlamadım.” adalet bakanı – bekir bozdağ

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Bodrum Rixos Otel’de ortaya çıktı. Bir süredir ortada gözükmeyen Erdoğan çifitini ilk kez Doğan Haber Ajansı (DHA) kameraları görüntüledi. Başbakan Erdoğan’ın cumartesi günü saat 01.30’da Bodrum’a tatile geldiği ‘Ata’ uçağı, bugün saat 15.30 sıralarında boş olarak Ankara’ya dönmüş ve aynı saatlerde Erdoğan’ın kaldığı belirtilen Rixos Otel’in bulunduğu koydan Sahil Güvenlik ve Gümrük Muhafaza botları aniden ayrılmıştı. Başbakan Erdoğan ve korumaları medya mensuplarıyla kaymakam, jandarma ve emniyet görevlilerini atlatarak izlerini kaybettirmişti.”- DHA

ülkede adalet kavramının durumu ortadayken, adalete bakan arkadaşın düzenlenen yemeklere ya da toplanılan otellere çağrılmamasına asıl üzüntümüz.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.