işçi hareketlerinin futbolun tarihsel gelişim sürecine etkisi

Günümüzde bir oyun ve bedensel aktivite dışında futbol, sosyal dokuya ilişkin bir anlamlandırma ve gösterge aracı olarak birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu çalışmada, modern futbolun erken dönem tarihsel süreci, işçi sınıfı kültürünün gelişimi paralelinde, literatür tarama yapılarak farklı bir boyutu ile ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, modern futbolun ortaya çıkışı ve gelişiminde önemli bir unsur olan

elbet acı duyar tomurcuklar- ja visst gör det ont

Elbet acı duyar tomurcuklar adlı şiir kitabı İsveçli kadın şairlerin aşk şiirlerini içinde barındırır. 2003 yılında Özkan Mert tarafından Türkçeye çevirilmiştir. Özkan Mert hayatının büyük bir bölümünü İsveç’te geçirdiği için dili Türkçeye iyi uyarlayabilmiş ve betimlemeleri neredeyse tam anlamıyla okuyucuya aktarabilmiş. Şiirlerin çoğunda erotizmin ağır basması kitabı çok ilginç kılıyor. Erotizm ve romantizm birbirine çok

E-kitap hayratı

bilginin, birikimin erişilebilir olanı makbul şiarından hareketle oluşturulmuş devasa bir e-kitap torrent linkleri listesi. arendt’ten beckett’a, foucault’a, agamben’e, de beauvoir’e ve daha nicelerine. nazdrovya! http://thepiratebay.se/user/workerbee/ (kaynaklar ingilizce’dir.)

devlet bir sembol aslında söz sahibi benim

– beni şimdi iyi dinle delikanlı. benim dünya görüşüm paraya dayalı bir iş adamının dünya görüşüdür. iktisat adlı ilmin yapıcıları biziz. sen sanıyor musun ki devletleri bir takım devlet adamları yönetir? devlet bir sembol; o sembolü simgeleyen adamlar birer göstermeliktir. aslında söz sahibi benim, ben, ben!.. ben istediğim için o umum müdür oradadır, ben böyle istediğimden

İşçilerin Öz Yönetimi

Öz yönetim, çalışma yerinde uygulanan, çalışanların, onları yöneten ne yapması, nasıl yapması, nerede yapması gerektiğini söyleyen bir yöneticinin aksine kendilerinin seçenekler üzerinde (iş bölümü, üretim yöntemi, dağıtım vs. gibi) anlaştığı bir çeşit karar verme türüdür. Bu tip bir öz yönetimin pratikteki tam örneklerinden birisi İspanya’daki “geri alınmış fabrikalar” hareketinde görülmüştür. Burada işçiler ya sahibi tarafından

La Jetée

Neredeyse tamamı siyah-beyaz fotoğraf karelerinden oluşan  La jetée,  daha 1962 yılından muhtemel bir nükleer savaş sonrası senaryosu kurguluyor. Bir grup bilim adamı, savaş sonrası esir alınan insanların anılarını birer geçiş noktası gibi kullanarak zamanda yolculuk deneyleri yapmaya çalışıyor. Anıları geçit olarak kullanmak, dahası geçmişten hafızaya kazınan tek bir anın etrafında geleceğe gidebilmek, tahmin yeteneğiyle orantılı