Menü Kapat

Ay: Şubat 2014 (sayfa 1 / 3)

kendi bilal’liğine gül türkiye!

Devlet içersindeki güç değişimleri ve iktidar paylaşımı konularında ortaya çıkan denge bozumunda iplerin el değiştirmesi için bazı kasetler döküldü ortalığa.

Evet, bizce de zamanlama manidar. Manidar çünkü konuşmalar elde edilir edilmez servislenmemiş. Biriktirilmiş, dosyalanmış. Belli ki zamanı gelir elbet diye joker misali saklanmış. Bu bile amacın hizmetten ziyade bireysel/cemaatsel bir çıkara yönelik olduğunun, halkın yararlarının gözetilmediğinin işaretidir.

Dün akşam ortaya çıkan kaset AKP ekseninde düşünmeyen hiç kimseyi şaşırtmadı. Zira zaten isimler akıllarda çoktan şaibelenmişti. Aksine gülündü, dönen meblağlar kadar başbakanın oğlu Bilal’ in ne yapacağını,ne diyeceğini bilmez konumuna gülündü. Capsler, fıkralar, fotoğraflar; Gezi Parkı zamanlarından anımsadığımız “direnişin gülen yüzü” yeniden ortaya çıktı. Keyiflenildi, bu kendini bilmezlik karşısında bol bol gülündü, kahkahalar atıldı, makaralara salındı.

Oysa çok acı bir tabloyla karşı karşıyayız: “Efendim babacığım, anlayamadım”, “Tamamdır babacığım, öyle yapalım” tam da bu coğrafyanın aynadaki görüntüsüdür. Yıllardan beri parlementer demokrasiden medet uman, “Sen yoksan bir eksiğiz”, “Vatandaşlık görevindir,haydi sandığa”, “Memnun değilsen değiştirmek için bir şey yap” çağrıları ile sandığa davet edilen milyonlar bu coğrafyanın Bilalleridir. Ne yapacağını şaşırmış bir şekilde sesi dinleyen, onu takip eden, onun çağrısından medet ve kurtuluş arayan bu milyonlar ve kendini bilmez bir avuç anarşist de bu günlerde aynı filmi bir kez daha çekmenin derdinde.

AKP’ ye karşı CHP’yi yükseltmeye çalışanlara karşı büyük bir iddiası olmadağı halde salt oy bölme ve bunun üzerinden AKP’nin siyasi kartlarını güçlendirmek adına toplumun çeşitli kesimlerinde sempati toplamış isimleri İstanbul’dan aday gösterme hamlesinden siyasi rant uman HDP’yi desteklemeye çağıran sözde anarşistler dahil oy çağrısı yapan her kesime bir kez daha doğrudan demokrasi ve ademi merkeziyetçilik kavramlarını hatırlatmak isteriz.

k.k / sosyal savaş

kanlı kanlı biblolar

harrison

jessica harrison, edinburgh dolaylarından sanatçı bir ablamız. biblolara farklı bakış açılarıyla biliniyor. diğer işleri de hiç fena değil. ananelerinizden kalan biblolara ne yapabileceğiniz konusunda ilham kaynağı;

jessica harrison

harrison

samsara . 2011

muhtemelen büyük bir çoğunluğunuzun izlediği, izlemek için neden bu kadar geç kaldık diye düşündüren ve muhakkak izlenmesi gereken belgeseller listesinin ön sıralarında yer alıyor samsara. insan ve doğa ilişkisinde ne anlamak istiyorsanız onu anlatıyor. baraka‘nın devamı olarak düşünülebilir, ama 11 yılda geldiğimiz nokta ile birlikte daha sarsıcı, daha net bir tokat vuruyor. anlatmaya gerek yok, en kısa sürede 100 dakikanızı ayırıp izliyorsunuz konsantrasyonunuzu bozabilecek her şeyden uzaklaşarak.

bu arada belgeselde yer alan tüketim sahnesi size bir fikir verebilir. afiyet olsun;

in girum imus nocte et consumimur igni

in_grum

etilen sosyete yayınları / 12 sayfa / A5 / elle numaralandırılmış 51 baskı / maddi karşılığı yok / arayan buluyor / dönem dönem kadıköy’ün çeşitli yerlerine bırakılıyor.

radyo #4 – ee oturmaya mı geldik?

biz biliyoz da mı oynuyoz? oynatmaya az kalan ülkemizin güzide gruplarından çeşitli oyun havaları

8 tracks . etilen

Halay, Türk ve Altay halk kültüründe tören dansıdır. Alay olarak da söylenir. Kökleri milattan önceki dönemlere ve hatta tarih öncesi çağlara uzanan bir oyundur. Al kültü ile ilişkilidir. Yaşamın enerjisini, döngüsünü, dayanışmayı, hareketi, durup devam etmeyi ve ritmi içerir.

vakvak amca nasıl okunmalı?

emperyalist ülkelerin, azgelişmiş ülkelere işlenmiş madde ve teknoloji ile birlikte ihraç ettiği kapitalist toplum anlayışıyla davranış modelleri içeren kültür ürünleri irdelenmesi gereken bir sorundur. şilili iki marksist eleştirmen dorfman ve mattelart, burjuva kitle kültürünün yüzyılımızdaki en önemli temsilcisi disney’in masum yüzlü dünyasının ardındaki ideolojiden yola çıkarak burjuvazinin baskı ve sömürüye dayanan ilişkilerini ve kitlelerin beyinlerini biçimlendiren “kitle kültürü”nün oluşturulmasında hakim sınıfların rolünü Marksist açıdan ele alıyorlar. Şili’de yakılan bu kitabı, ülkemizde burjuvazinin geniş yığınlar üzerindeki yozlaştırma eyleminin kavranıp aşılmasında da önemli bir adım olacağı kanısındayız.

kendisin tekne alındığı için ağlayan çocukların olduğu günümüzde şiliden emperyalizm ve kültür sanayi eleştirisi ya da vakvak amca nasıl okunmalı? sosyete farkıyla, indiriniz;

indir. emperyalist kültür Sanayi ve w.disney (.pdf)

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.