Menü Kapat

Ay: Eylül 2013 (sayfa 1 / 3)

crass – big a little a bouncing b

big a little a

görseli A3 poster olarak indirmek için kaldırıyoruz taşları

cool’un yeniden fethi

ramones

Ticari eğilimlerin “cool” kavramını zaptetmesinden tam 40 yıl sonra, yapmamız gereken ilk şey kendine has, gerçek bir cool kavramı yaratmak.

Afrikalı köklerinden bugüne kat ettiği yolculukta türlü badireler atlatıp en anlamlı zamanlarında gençlik kültürüne bir direniş tarzı ve asiliğin kendini gösterme biçimi, meydan okuma tarzı oldu.

60’lı yıllar boyunca – ki bu çağın en büyük devrimlerinden birine sahne olmuş bir çağdır. Ticari menfaatler “cool”un oldukça kârlı olduğuna karar verdiler. Genç insanlar sokaklarda festivaller ve savaş karşıtı protestolar düzenlerken büyük şirketler onların bu var olma biçimlerini kampanyalarının göz alıcı göstergeleri ve stilistik dışavurumları haline getirdiler.

Böylece hakiki “cool” ile sahte olanın iki adımlık dansı başlamış oldu. Thomas Frank’in 1997 tarihli kitabı “Conquest of Cool” (Cool’un Fethi) da ifade ettiği gibi, yavaş yavaş cool “kapitalizmin kendini anlama ve halka kendini ifade etme biçimi haline geldi.” Kültürel darbecilerin en etkili araçlarından biri olan reklam şirketi guruları “yabancılaşma üreten ve umutsuzluğa rıza gösteren kültürel makineler” inşa etmenin yolunu buldular.

Cool’un ticaretin hizmetine sunulmasından 40 yıl sonra, biz kendimizi olağandışı bir politik ve kültürel kargaşanın içinde bulduk. Küresel ısınma bizi korkutmaya devam ediyor, salgın ve psikolojik bozukluklar özgüvenimizi kemiriyor, terör savaşları bizi ucu açık bir IV. Dünya Savaşı’na sürüklüyor. Hiç olmadığı kadar emniyetsiz hissediyoruz.

Bütün bunlar bir yana ironik bir biçimde insanlar birdenbire ticari cool’un rüya ülkesinde uyanmış buldular kendilerini. Biz bebekliğimizde tv sehpalarımızın önünde emeklediğimiz günden beri bunun farkındaydık. Bize yalanlar söylendi, propagandalara maruz kaldık, sürekli olarak, gün be gün tüketimin bizi mutlu edeceği yalanıyla kandırıldık. Deney kutularındaki fareler gibi SATIN AL butonuna basıp durmamızın sebebi de bu. Milyonlarcamız aynı tüketim rüyasına yaslanmış tek tonda yürümeye devam ediyor.

Ama şimdilerde sis dağılıyor. Sonunda sahte cool’un bizi nereye götürdüğünü anlamaya başladık; reklamlarda vaat edildiği gibi mutluluk ve refah yerine sinisizm’e yenilmiş, çevreyi tüketen ve maço bir “köpek köpeği yer” tarzına kavuştuk.

Bu kapitalist cool’un gerçek ve samimi olan cool ile yer değiştirip eski haline dönmeye başlamasının sihirli zamanı. Vahşilik etrafında dolanıp durduktan yıllar sonra solda olanlar sihirli anların gerçekte ne olduğunu anlamaya başladık. Clive Hamilton – Growth Fetish and Affluenza’nın yazarı- 2006 yılına ait bir makalesinde isabetli bir tespit yapıyor: “Sol nedir? Sosyal Demokrasinin Ölümü mü?” Modern endüstri toplumlarının problemlerini tanımlamak yabancılaşma değil adaletsizlik.”

Septomları tedavi etmekten vazgeçin. Kimlik politikalarını tırtıklamayı da bir kenara bırakın. Geçmişteki eşitlik ve sosyal adalet için verilen savaşlardan kaçın. Onun yerine kendinizi kapitalist kafa s.kicilerle özgürleştirin. Ölümü düşünmeden yaşamayı öğrenin. Bütün her şey bir yana tek bir tedavi önerim var; samimi olarak “cool” olanı üretmeye bakın. Gerisi gelir.

adbusters sayı 76

etilen torun pazarında

torun

Torun bu sezona geçtiğimiz haziran gezi direnişi sebebiyle gerçekleştiremediğimiz Torun Pazarı ile başlıyor. 28 Eylül Cumartesi 15.00’dan, 29 Eylül Pazar 19.00’a dek sürecek etkinlikle sanatçı işleri ve tasarım nesneleri satışta olacak, sanatçı toplulukları, kolektifler ve bağımsız oluşumlara ait tanıtıcı malzemelere ulaşılabilinecek, müzik performansları ile kulaklarımız şenlenecek, ev yapımı yemekler midemize inecek.

omuz ver yıkılsın oluşumlarına her daim destek veren etilen, ufak tefek hamleler ile torun pazarında karşınızda olacak. sadece biz değil, nereden baksan 50’den fazla güzel insan ve topluluk var. ankara’da olup uğramayan bizden değildir.

ayrıca belirtmek isteriz ki bir aksilik çıkmadığı takdirde kapış kapış gideceği için bir ihtimal görebileceğiniz sadece torun için üretilen özel tasarımlı sınırlı sayıda bez çantalarımızdan bulabileceksiniz. çantalar dikiminden üretimine, tasarımından baskısına tamamiyle el yapımı olup en ufak bir maddi kaygı olmadan üretiliyor. duruşumuz ilk günden itibaren nettir, etilen herhangi bir şekilde kar amacı gütmez, parayla takas edilmez, maddiyatla değerlendirilemez, mümkün mertebe ücretsiz dağıtır, ücret alıyorsa maliyeti karşılar, maliyetin üzerinde alırsa da o ürünün ücretsiz dağıtılan yeni baskılarında kullanır.

adres: balıbaba sokak, no 52 küçükesat / ankara

 

full metal jacket . 1987

full-metal-jacket

this is my rifle.
this is my gun.
this is for fighting
and this is for fun.

stanley kubrick’in açık ara en iyi filmidir. kendisi filmin hem yapımcılığını, hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlenmiştir – gustav hasford’ın 1979 yılında yazdığı “the short-timers” romanından uyarlanmıştır. vietnam savaşı öncesi amerikan ordusunun eğitimleri ve savaş sırasında amerikan askerlerinin başından geçen olaylar anlatılmaktadır. anlatılmaz, izlenir filmlerdendir. her ayrıntısına özenle dikkat edilmelidir.

full metal jacket . mubi
full metal jacket . torrent

kinoglaz manifestosu

Kinoglaz Manifestosu Sine-göz olarak da bilinen sinema kuramıdır. Üçlü Konsül: Dziga Vertov, Mikhail Kaufmann ve Elizaveta Svilosa’dan oluşan ve sine-göz kuramını geliştiren gruptur. Kuramcısı Dziga Vertov’dur. Vertov 1917 ekim devriminden sonra sinemayla ilgilenmeye başlamıştır ve sinema kuramını o dönemki bolşevik iktidarının kendini halka anlatma ihtiyacı üzerinden şekillendirmiştir. Vertov’un çoğu filmi bolşeviklerin sosyalizmi ve çarlığı anlatmak amacıyla ülkenin dört bir yanını dolaşan Ajit-tren adı verilen bir trenle gösterilmiştir.

Vertov filmlerdeki kurmacanın bir afyon olduğunu savunur. Bu kurmacalar, seyirciyi sarhoş eder, böylece daha sonra bilinçsiz seyirciye çarpıtılmış gerçekleri kabul ettirmek kolaylaşmaktadır. Bu nedenle sinemada gerçek olayların yer alması gerekir.

1. Drama halkın afyonudur.
2. Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanlar!
3. Kahrolsun burjuva senaryoları!
4. Drama kapitalistlerin elinde ölümcül bir silahtır. Biz bu silahla devrimci günlük yaşamımızı sergileyerek silahı düşmanımızın elinden alacağız!
5. Modern drama da eski dünyanın bir artığı, devrimci gerçeğimizi eski şekillere sokma çabasıdır.
6. Kahrolsun günlük yaşamımızın tiyatroda sahnelenmesi. Bizi olduğumuz yerde yakalayıp çekin!
7. Senaryo üzerinde uydurulmuş bir masaldır. Biz kendi yaşamımızı yaşarken üzerimize biçilen görüntülere boyun eğmeyeceğiz!
8. Herkes kendi işini yapsın, başkasının işini engellemesin! Sinemacının işi bizi, işimizi engellemeyecek bir şekilde çekmektir.
9. Yaşasın proletaryanın devrimci sine-gözü!

Kinoglaz Eğitim Programı 1926 S.S.C.B

2/5 bz . opua dışın – düzenin 7 ceddine

ikibölübeşbeze’nin 1994 yılında çıkardığı demo kasetidir. her er kişinin arşivinde bulunması gereken bu nadide eser bir serhat köksal ürünü olup, kendisinin diğer çalışmalarını da atlamayın derim.

2/5 bz
2/5bz @ myspace

demo kasetin muhteviyatı;

  • alçak
  • bam
  • bitecek
  • dalga
  • dava 06.05.1972
  • dümen
  • fuyit
  • gelmeyin üstüme
  • gene
  • güzel mecmuası
  • hayırdır inşallah
  • hesap soracağız
  • insan ektiğini biçer heeeeeeyt
  • kurtuluş yok
  • opua dışın düzenin 7 ceddine
  • rebolin
  • şaka etmiyorum
  • sosyete
  • yokmuş-varmış

hay sosyeten batsın diyenlere afiyet olsun;

2/5 bz . düzenin yedi ceddine ~ download @ mediafire

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.