british pathe – türkiye vs. macaristan

kudretli macarları dize getirdiğimiz halit kıvanç abimizin hala anlattığı 1959’da oynanan maç gibi (hikayesini buradan okuyun) nice tarihi ve değerli video’yu bulabileceğiniz bir site british pathe. kendileri dün yanın en eski medya şirketlerinden biri olmakta ve web üzerinde hatırı sayılır bir arşiv paylaşıyorlar. siteye girince kendinizi kaybetme ihtimaliniz yüksek. türkiye ile ilgili de baya bir

okumaya devam

balaclava | kar maskesi

malum önümüz kar kış, her daim mazlumdan yana olan ve sizleri düşünen etilen vatana millete faydalı paylaşımlarına devam ediyor. kar maskem yok ne yapacağım demeyin siyah bir t-shirt ile 12 adımda kendi kar maskenizi oluşturun. “balaclava” bu arada kar maskesi demek, ismini kırım’daki balıklava şehrinden almış, oradaki savaşçı abilerin tarzıymış. türkçe kökenli bir kelime olarak kabul ediliyor yani

müzik

‎Ortada dönen, müzik diye dinlediğimiz şeylerin pek müzikle alakası yok. Pardon. Hiç alakası yok. Ticari manada birtakım gelişmeler olduğu doğru. Ama o iş dünyasını ilgilendiren bir gelişme. Müzik başka bir şey. Onunla alakası yok. Radyoyu açtığımızda veya televizyon izlerken rastladığımız şeyler başka. Müzik başka. Onlar müzik değil yani. Şimdi rüzgarın ağacın dallarına değdiğinde yaprakların çıkardığı ses, kuşun öterken çıkardığı ses veya bir çocuğun ağlarken, gülerken çıkardığı sesler, bunlar. Bunun gibi şeyler. Yani neredeyse müzik olarak elimizde kalan bunlar var. Biz müzik konuşamayız daha. Ben diyorum ki, ülkemizde Hakkari’den İstanbul’a kadar kaldırımların seviyesi her yerde yedi santim olduğu gün, işte o zaman yavaş yavaş müzik üzerine konuşmaya başlayabiliriz artık.

erkan oğur

alternatif medya şenliği 2

İçerik tüm insanlığın ortak varlığıdır, bağlamından kopartılıp metalaştırılamaz.

İnternet ve mobil teknolojilerin “medya sektörünü” büyük bir değişime zorladığı açık. İnternetin hayatımızın hemen her alanına girmesiyle birlikte haber alma ve verme konusunda da çığır açan yenilikler yaşanıyor.

Gazete okuyucularının profili değişiyor, internet siteleri, haber portalları ve benzer araçların kullanımı artıyor. Ancak, bu yeni araçları kullananlar sadece okuyucular değil. Birçok gazete haber yaparken çoğu zaman vatandaş gazeteciliğine veya alternatif haber kaynaklarına dayanan bu sitelerden haber almakta herhangi bir beis görmüyor. Hatta, yabancı kaynaklardan alınan haberler çoğu zaman aynen çevrilerek okuyucuya sunuluyor. Bunlar yapılırken kaynak gösterilip gösterilmemesi ise alıntıyı yapan gazetenin insafına kalıyor.

Hal böyleyken, anaakım medyanın tehditkar bir ortak bir açıklama yaparak, kendilerinden haber alan internet sitelerini “fikir hırsızlığı” ile suçlaması ise işin ironik tarafı.

Anaakımın dışında kalan medya kurum, kuruluş ve vatandaş gazetecileri olarak bizler ise “isteyen istediğini alsın” diyoruz. İnternetin hayatımızın her yönüne sirayet ettiği ve artık sanal – gerçek sınırının iyice bulanıklaştığı bir ortamda içeriği gizli, kapalı veya sadece belli bir kesimin erişimine açık tutmaya çalışmanın beyhude bir çaba olduğunun zaten farkındayız. Ancak, daha da önemlisi, bilgiye erişimin bir insan hakkı olduğunun bilincindeyiz.

Aşağıda ismi bulunan haber ve medya kuruluşları olarak herhangi bir tarih vermeye gerek görmüyoruz. Aynen bugüne kadar yaptığımız gibi, içeriğimizin sanal ortamda çoğalmasının son kertede olumlu olduğunu düşünüyoruz. Buyurun, içeriğimizi alın ve kullanın. Binbir emekle hazırlanan haberlerimizin, yorumlarımızın, köşe yazılarımızın ve diğer içeriğimizin bu şekilde çoğalması bizi sadece mutlu eder. İçeriğimiz kullanılırken kaynak gösterilmesini ve bu şekilde içeriği oluşturanın emeğine saygı gösterilmesini elbette tercih ederiz; ancak, kaynak belirtmeyenin de canı sağ olsun.

Başta da söylediğimiz gibi, içerik tüm insanlığın ortak varlığıdır. Uzayda, izole bir vakum içinde, insanlığın tarihsel birikiminden bağımsız oluştuğunu düşünüp etrafını  çitle çevirmeye çalışmak abesle iştigaldir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz.