Menü Kapat

Ay: Kasım 2012 (sayfa 1 / 4)

zift . 2008

Zift, suçsuz yere hapis yatan bir adamın hikayesi. Bolca Sin City havasında olan film, Bulgar sinemasının başarılı yapımlarından. Moth yani Güve, bir soyguna katılır ve suçsuz yere adam öldürmekten 20 yıl mahkum olur. Hapse girdiği dönemde 1944 yılında ülke kominist rejime girmiş ve tüm dünya değişmiştir. Hapisten çıktığında artık eski dostlar düşman ve etraf süpheyle yaklaşan ve sorgulayan kominist sorgucular, polisler ve doktorlarla dolmuştur. Film “Güvenin” hapisten sonra geçen 1 günlük yaşamını anlatır. Her iyi niyetli çabasında bataklıkta olduğu gibi daha da gömülür boka. Ve artık tamamen batmıştır pisliğe. Sonuda bu olur.

Mantık basit:
Bok çoğaldıkça verdiği zarar azalır.
Bu manevi zarardır, maddi değil.

belair film günleri

1960’lı yıllardan itibaren 15 yıllık bir süreç içerisinde Julio Bressane ve Rogerio Sganzerla’nın girişimleri ile faaliyet gösteren ‘Belair’ film şirketi, o yıllardaki baskı dönemi Brezilya’sında farklı bir ses getirmiş sinema hareketi Cinema Novo dan sıyrılarak Cinema Marjinal içerisinde önemli bir etki yaratmıştır. Darbe dönemi Brezilya’sında toplatışmış ve bir çoğu yok edilmiştir. Bu filmlerden yok edilememiş olanlarından, bir çoğu uzun metajlı ve düşük bütçe olarak çekilmiş, darbe dönemi diktatör askeri yapılanma nedeni ile uzun yıllar gösterim imkanı bulmamıştır. Öyle ki Belair film şirketinin o yıllarda yapımcılığını üstlendiği Julio Bressane filmlerinin yarısı 2002 yılında Rio’da düzenlenen retrospektif sergisinde gösterim imkanı bulabilmiştir. Cinema Novo içerisindeki yerinin çok ayrı olduğunun farkında olan Belair şirketinin yönetmenleri kendi sinemalarına şair Oswald de Andrade’nin ‘yamyamlığın politikası’ adlı makalesinin dönemin ‘marjinal’ kesimi tarafından özümsenmesi ve başucu eseri olması sebebiyle kendi şirketlerinden çıkan filmler onlar için Cinema Marginal ürünleri olmuştur. Cinema Marginal siyasi söylemlerinin yanı sıra sinema adına da yeni bir söylem üretme girişiminde bulunmuştur. Buna verilebilecek en iyi örnek olan ve temelini folkloric ögeleri yeniden yorumlayarak temellendiren, kelime anlamı ‘domuz’ ve ‘kirli’ ile eş anlmalı olan “chanchada” geleneğini ortaya koymuşlardır. Günümüzde ‘kara komedi’ janrasına oldukça yakın sayılabilecek bu tür, dönemin lokal sinemasının yüzünün silinmeye çalışılması ve buna etken siyasal konjünktürlere dair filmlerin döneme kıyasla görece ütopik söylem üretme arzusu böyle bir etkinliğin oluşmasının temel nedenidir. Etkinlik kapsamında gösterilecek filmler bu iki yönetmene aittir. Sadece tek bir film hariç. 2009 yılında, Brezilya’lı yönetmen Bruno Safadi’nin girişimi ile hazırlamış olduğu BELAIR belgeseli, tam olarak o döneme ışık tutuyor. Belgeseli, tarafından yollanmış İngilizce altyazılı versiyonu ile izleyici karşısına çıkacak. Öyle ki; bu filmler toplu olarak Asya ve Avrupa’da henüz gösterilmiş değiller. Daha once, Cannes Film Festivali ve Rotterdam Film Festivali’nde bu filmlerden sadece iki tanesi gösterilmiştir. 20-21 Aralık 2012 tarihlerinde ücretsiz olarak gösterilecek filmlere herkes davetlidir. 20-21 Aralık Tarihinde gösterimlerin yanı sıra düzenlenecek olan panellerle dönemin sineması güncel Türkiye sineması ve siyaseti ile tartışılacaktır. Filmlere Belair Belgeseli ve özel etkinlik filmi olan A Familia Do Barulho hariç Türkçe altyazı mevcuttur. Sadece yamyamlık bizi birleştirir. Sosyal, ekonomik ve felsefik olarak. Dünyanın tek kanunu. Tüm bireyselliklerin, tüm kollektivizmlerin gizlenmiş ifadesi. Tüm dinlerin. Tüm barış anlaşmalarının. Tupi olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu.”

Kaynakça: Berg, Stephen, Brazillian Chanchadas
Andrade, Oswald de, Cannibal Manifesto

Etkinlik ücretsizdir ve herkese açıktır.

1.GÜN (Gösterimlerde 15:00 gösterimleri hariç Türkçe altyazı mevcuttur.)
11:00 – O Bandido da Luz Vermelha
13:00 – Sam Essa, Aranha
15:00 – Belair Belgeseli
16:30 – BLA BLA BLA (PANEL)
17:30 – Barao Olavo o Horrivel

2.GÜN (Gösterimlerde 15:00 gösterimleri hariç Türkçe altyazı mevcuttur.)
11:00 – A Mulher de Todos
13:00 – Matou a Familia e Foi ao Cinema
15:00 – A Familia Do Barulho (Biz bu filmi izleriz özel gösterim)
16:30 – BLA BLA BLA (panel)
17:30 – Copacabbana Mon Amour

Proje: EMRE SAĞLAM
Proje Koordinatörü: KEREM GÜZEL
Destekleyenler: T.C. Kadir Has Üniversitesi, Brezilya Türkiye Kültür Merkezi

mobstr

minimalist stencil türünün öncü abilerinden ingiliz mobstr yolda yürürken karşınıza çıkabilecek çalışmaları ile size ne ki bu şimdi dedirten on numara çalışmalara sahip. bir röportajında zaten amacını şöyle yorumlamış; “biraz acayip ve değişik bir şey istiyorum. sizi gülderecek, sizi soru sormaya yöneltecek, sizi düşünmeye zorlayacak… size “bu ne lan burda?” dedirtse bile.  bu tarz abiler hakkında kelime sarfiyatı yapmaya gerek olmadığını biliyorsunuz derhal sitesine yol alın ve bütün işlerini inceleyin. haydi beyin cimnastiğine;

ırkçılık bir çocukluk hastalığıdır

Aptallara göre insanlar; Irk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar…

Albert Einstein

godspeed you! black emperor – nervous, sad, poor …

[ monolog – ölü bayrağın hüznü / “the dead flag blues” (intro) ]

[ bu monolog f#a#oo albümünün başlangıcında yer almaktadır; efrim’in son 5 yıldır üzerinde çalıştığı ve bitiremediği hapishane konulu tamamlanmamış bir filmden alınmıştır. ]

araba yanıyor ve direksiyonda bir sürücü yok
ve kanalizasyonlar binlerce yalnız intihar ile bulandırılmış
ve karanlık bir rüzgar esiyor

devlet yozlaşmış
ve  biz bir çok uyuşturucu kullandık
radyo açık ve perdeler çekilmiş

bu korkunç makinenin göbeğinde sıkışıp kaldık
ve makine  kan kaybediyor

güneş battı
ve  billboardlar pis bir şekilde bakıyor
ve  bayrakların hepsi direklerinin tepesinde ölü duruyor

şöyle oldu:

binalar kendi üzerlerine devrildi
anneler enkazdan çıkardıkları bebeklerini kucaklıyor
ve saçlarını yoluyorlar

ufuk çizgisi yanarken çok güzeldi
bütün bürkülmüş metaller yukarıya uzanıyor
herşey turuncu bir sise bürünmüş

“beni öp, güzelsin –
bunlar gerçekten son günler” dedim.

elimi tuttun ve biz içine düştük
hayaller ya da ateşlenmek gibi

bir sabah uyandık ve biraz daha aşağı düştük
eminim burası ölüm vadisi

çüzdanımı açtım
ve içi kan doluydu.

çeviri: etilen 

2/5bz plakları yeniden dükkanlarda

2/5BZ ve Güzel mecmasi hakkında ilk radyo röportajı John Peel‘in isteği üzerine BBC world service için 1994’de İstanbul’da yapıldı . Alternatif müziğin büyükbabası olarakda anılan Dj / Yapımcı John Peel, “Türkiyedeki dinledigim bütün müzikler içersinde en çok 2/5BZ’yi sevdim” anonsu ile birlikte 1994 den günümüze bir çok 2/5 BZ parçasını kendi programlarında yayınladı. 2003’de ilk, 2004’de ise ikinci “Peel Session” yapıldı ve bu parçalar 2/5 BZ’nin kendi plak şirketi Gözel Records tarafından 12 inch ( birbuçuk karış ) formatında plaklara basıldı . “Peel Session” 1967 yılından beri Napalm Death, Captain Beefheart, Aphex Twin, Cure, Nirvana, Autechre, Digital Mystikz, Joy Division, Dick Dale, Police, Sonic Youth, Jeff Mills, Bob Marley, Siouxie and the Banshees, Extreme Noise Terror … gibi bir çok müzisyene teklif edilmiştir .

“Of all the music I heard in Turkey, I liked 2/5BZ best”
“…and that track is from one of my favourites sessions of the recent past from 2/5BZ from Istanbul.No Touristik No Exotic it is called…”
John Peel

ve sizi sevindirecek haber (sevinmediyseniz dağılabilirsiniz) bu plaklar yeniden basıldı ve dükkanlara dağıtıldı. 2/5bz plaklarını bulabileceğiniz tükkanlar;

  • Zihni (Kadıköy)
  • Kontraplak (Galatasaray)
  • Plakhane (Taksim)

2/5bz ne ki diyenlere kendilerini terlikle kovalamadan önce buraya bakmalarını rica ederiz.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.