hayatın anlamı

Hayatla ilgili ilk algılamam, onun devinim içinde olduğu, yükseldiği ve annemin kalbinde çarptığı olmuştu. Daha sonra babamın aklının ışığına bıraktım kendimi. Gözlerimi kapadığımda dünyanın döndüğünü hissedebiliyordum. Elimi uzattığımda kaygının nefesini duyumsayabiliyordum. Kanımın içindeki sınır onların sevgisi, parıldayışları ve uyumsuz dualarıydı.

Zaman hepimizin aç kurtlarını hızla yaratıyormuş gibi onların anlayışından kaçtım. Deniz bir camdı. Gökyüzü ölçülemez bir yol.

Onların bilgilerinin gösterdiğine göre ben, zincirlenmiş olarak özgürce seyahat ediyordum. Ve soru sorabilme yetkisine minnettar kalarak, benden önceki herkes gibi sorguladım: Benim işim ne? Neden varız? Bütün cevaplar farkındalığın acısını, boşluğu ve eğlenceyi üretiyordu.

Durgunlukta avlanmak, acı çekmek şafakta
Tanrının huzurunda eğilmek, zarafeti yönetmek
Boşluğu ortaya çıkartmak, ruhları kaçırtmak
Bir çocuğu kaldırmak

Asılı duran,
Cennetin sesinin
Bir kuş gibi cıvıldadığı
Gökyüzüne.

Patti Smith / 1992

makinist, biz de sevelim

sokağa yapılmış, özelliklede reklam alanlarına yapılmış hamlelere her daim saygımız sonsuz. yurtiçinde örneklerine nadiren rastladığımız, yurtdışında pek popüler olan billboard müdahalelerinin bir örneğini kadıköy’de görünce insan ayrıca takdir ediyor. “just do it” çalışmalarının videosunu yukarıda izlediniz, diğer işler için aşağıdaki linkleri takip ediyorsunuz. etilen ellerinize sağlık diyor ve çalışmalarınızın devamını diliyor. biz de sevelim makinist

okumaya devam

godspeed you! black emperor – mladic

ratko mladic, bosna savaşında birleşmiş milletler askerlerinin kontrolündeki srebrenitsa’nın kuşatılması emrini verdi. yaşları 12-77 arasında değişen yaklaşık 8 bin Bosnalı Müslüman, mladiç’in emriyle katledilerek toplu mezarlara gömüldü. 2011 yılında yakalandı ve lahey savaş suçları mahkemesine gönderildi. siz onu muhtemelen aşağıdaki sözlerinden tanıyorsunuz; İşte 11 Temmuz 1995’te Sırp şehri Srebrenitsa’dayız. Büyük bir Sırp bayramı arifesinde iken bu

okumaya devam

altkültür

altkültür: ulusal kültür içerisinde; sınıf, etnik köken, bölge ve kırsal bölge veya kent sakinliği, dini inanç gibi öğelere ayrılabilen toplumsal koşulların birleşiminden oluşan, ama bir araya geldiklerinde o kültürdeki birey üzerinde bütüncül bir etkisi olan işlevsel bir bütün oluşturan bir alt bölüm altkültür: toplumsalın parçalanışı, sosyoloji profesörü chris jenks‘in eleştirel altkültür incelemesi. kültür, altkültür, üstkültür,

shift

punk “siktir git” demeni sağlıyordu, ama bundan daha öteye gidemedi. eninde sonunda biri “sıçtık” demek isteyecekti ve o da joy division oldu.

tony wilson