barbie gerçek olsaydı

barbie gerçek bir insan olsaydı; 175 cm, 99-45-83 vücut ölçülerinde ve 34 numara ayakkabı giyiyor olacaktı. barbie bunu “tam formumdayım” olarak ifade ediyor ve 50 kilo olmayı seviyor. 175 cm ve 50 kilo olarak Barbie 16.24 vücut kitle endeksine sahip ve anoreksiya kriterlerini sağlıyor. barbie muhtemelen regl olamaz. barbie gerçek bir insan olsaydı, vücut ölçüleri

“güvenli” internet

bildiğiniz gibi “seçmek özgürlük” sloganı altında sunulan güvenli internet hizmeti iddaa edildiği üzere “muhtemel zararlı içeriklerden koruyan” bir sistem. çocuk ve aile profili olarak iki seçenek mevcut. bunlardan ilki çocuk olanı “Pedagoji, sosyoloji ve psikoloji alanlarında uzman akademisyenlerin bulunduğu bir komisyon tarafından belirlenen kriterlere uygun kategorilerdeki sitelere erişilebilen profildir.” şeklinde geçiyor. bu kriterlerin ne olduğu

62 YTL

fevkaledenin fevkinde siteler mertebesinde bir süredir tanıtım yapmamıştık. ara ara seviştiğimiz, dünyanın en gereksiz oluşumu 62 YTL ile devam edelim. bu ne lan diyenlere kendileri zaten cevap vermiş biz niye tekrar verelim? bu arada sizin de okuyup favorilerinize ekleyeceğinizi biliyoruz. 62YTL.Com dünyanın en gereksiz oluşumudur. En derin geyikleri bile anında yok eden anahtar cümleleri için

siber gnosis dergi yayında!

elimize geçince tanıtırız demiştik, elimize geçene kadar iş işten geçmiş olabilir, olmasın. sonradan çok arayacağınız mecmua, yapımda ve yayında geçen herkesin eline sağlık. Siber Gnosis yayında! Siber Gnosis,  Periferi Kollektif  tarafından hazırlanan ve bağımsız sanatçı-çevirmen-yazarların gönüllü katılımıyla şekillenen, bir yatay yayıncılık deneyidir. Siber Gnosis’in ilk sayısı, her bir nüshasına Periferi sanatçıları tarafından yapılan  “işler” ile birer koleksiyon nesnesi  olarak

istemeye devam edin.

bir kültür yaratmak zorundayız; TV izlemeyin, dergileri okumayın, hatta radyo bile dinlemeyin. kendinizin yolunu hazırlayın. uzay ve zamanın bağlantı noktası şimdi nerede olduğunuz dünyanızın en önemli noktası ve siz Michael Jackson ya da Bill Clinton ya da herhangi biri hakkında üzülüyorsanız, gücünüz elinizden alınmış demektir. siz bütün gücünüzü ikonlara veriyorsunuz; x gibi giyinmeyinizi ve y gibi dudaklara sahip olma isteğinizi yaratan elektronik medya tarafından yaratılan ikonlara. bu tür düşünce tarzı tamamiyle aptalca. kültürel farklılıklar var ve gerçek olan sizsiniz ve sizin arkadaşlarınız, ilişkileriniz, sarhoşluklarınız, orgazmlarınız, umutlarınız, planlarınız, korkularınız. ve bize “hayır” denildi, biz önemli değiliz, biz dışlanmışız. “üniversite mezunu ol, bir işe gir, onu yap, bunu yap”. ve artık siz bir oyuncusunuz ve bu oyunda oynamak bile istemiyorsunuz. zihninizi yeniden kontrol altına almak ve sizi ölmek üzere olan dünyanın kemiklerinden üretilen bütün bu çöpü tüketen saf bir morona dönüştürmeye çalışan kültür mühendislerinin elinden kurtarmak istiyorsunuz.

istemeye devam edin.

terence mckenna.

büyük ev radyo eksende

o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler lafını doğrularcasına bir çok durumda gerçekten güzel insanlar kendi kabuklarına çekilirken, bir diğer kısım da popülerleştikce kimliğini kaybedip başka kaygılar ile yollarına devam ediyor; etmek zorunda kalıyor. büyük ev ablukadadadada bu konuda en çok çekincemiz olan gruplardan. fakat ortada herhangi bir bozulma ya da boza olmadığından bence