Menü Kapat

Ay: Ocak 2010

şans

süvarı alayımız o sabah erquelinnes köyü’ne girmişti. savaş sabah 11’e kadar devam etti. saat 11:15’te hala gelişigüzel ateş etmeye devam eden alman makineli tüfekçiyi susturduk. aslında I. dünya savaşı biteli 15 dakika oluyordu: ama başka seçeneğimiz yoktu. belki saati yanlıştı. herhalde savaşta son öldürülen alman oydu. şansı yokmuş.

gündüz vassaf

eroin güncesi

otoriteden, faşistlerden, polisten , zabıtadan korkmayız; sadece ve sadece kendi beyin hücrelerimizden korkarız. gri hücrelerimizi zaptetmek, sakinleştirmek için uğraşırız. havalandırmalı yerleri sevmeyiz. üç öğün yemek yemeyiz. 40 cc su yeter bize, çok sık yıkanmayız, ama kokmayız da. kedi köpek besler , onlara da kafa yaptırırız. dans ederken birbirimizi ezeriz. güzel söveriz , terminolojimiz geniştir. sigara dumanını içimize kadar çekeriz. aklımız bel altına kaymayacak kadar yukarda takılır. acı eşiğimiz yüksektir. şişe bira içer, etiketini yırtarız. meslek odamız, sendikamız, grev hakkımız yoktur. tırnaklarımız ve saçlarımız uzun ve kirlidir. yazın bile uzun kollu giyeriz. nöbetci eczaneleri muhakkak biliriz. cocukları, delileri, tinercileri, dilencileri, cingeneleri severiz. tekel’e cok şey borçluyuz , ama tekel bize daha çok şey borçlu. wc’ye giren arkadaşımızı bir daha göremeyebiliriz. sevgi denildiğinde kitleniriz. ‘size söylüyorum, biz ölmeyiz’ diye şarkılar söyleriz. insana ait olan hiçbir şey bize yabancı değil, hele ölüm hiç değil. günaydın, tünaydın, hanfendi, beyfendi, rica etsem gibi kelimeleri yaşamayız. öbür taraf varsa, orda muhteşem konserler olmalı, morrison, hendrix, cobain bizi bekliyor. ayık ya da değil, yaratıcıyız ama cesedimizle bile baş edemeyeceksiniz. vergi ödemez, oy vermez, fiş almayız; çünkü hiçbir torbacı yazar kasa kullanmaz. kısacası milyonlarcası ölmüş gri hücrelerimizle bile sizden çok daha farklıyız…

kanat güner

Bukowski, şiir üzerine

Bukowski’nin şiir üzerine bir televizyon röportajı. Çeviri benim, sıkıldığım kısımlarını atladım. bu da orjinali.

http://www.youtube.com/watch?v=r1e5Jeh2Fk0

  • “Şairleri okumak olabilecek en sıkıcı şeydi. Hatta eski büyük romancıları bile. Dedim ki, “Tolstoy özel olmalı” yatağa yattım, Savaş ve Barış’ı okumaya başladım. Okudum, okudum, dedim ki, “savaşla barışın özelliği nerde?” Gerçekten anlamaya çalıştım. Ve eski büyük şairler. Onların işlerini de okudum. Elime başağrısıyla can sıkıntısından başka bişey geçmedi. Dedim ki, “burda bir numara dönüyor, bu hakiki değil. bu gerçek değil, bunlar iyi değil.”
  • “Aslında şiir kendi içinde Hollywood endüstrisi kadar enerji barındırır. Ya da Broadway oyunları kadar enerji. Tek ihtiyacı, onu canlandırabilecek etten kemikten şairlerdir. Şiir her zaman, özel, gizli, takdir görmemiş bir sanat dalı olarak düşünülmüştür. Takdir görmemesinin sebebi, hiç cesaret göstermemiş, ortaya kanlı canlı birşey koymamış olmasındandır. Şiir genelde çok gösterişçi ve sıkıcıdır. Şairin çok özel ve değerli bir insan olduğunu söyleyenlere katılmıyorum. Sadece beceriksiz malın biridir. Kendine güvensiz dizeler yazıp ölümsüz olduğuna inanarak, ölümsüzlüğünün onu bulmasını bekler. O da bir türlü gelmek bilmez. Çünkü zavallı aptal yazmayı beceremiyodur. Çoğu şairler, enteller, kunteller; mesela “köpek sokaktan aşağı yürüdü” gibi basit bir dize bile yazamazlar. Sıcak bira boku gibi çıkmalıdır… pff.. güzel bir şiir öyledir. Yapıverirsin. İncelenecek, analiz edilecek bişey yoktur. Diyecek birşey yoktur. Olan olmuştur.
  • “Şiir okumaktan gerçekten nefret ediyorum, çünkü hakkaten sahneye çıkıyorsun. Kendi başınayken hissettiğin şiirler yazmışsın işte, daktilonla başbaşa. Sonra önünde bir kalabalık var, bira falan içiyolar, sen de onlara okuyosun. Yazarın böyle bir sorumluluğu yok. Attırıp tek başına yatıp iyi bir sayfa yazmaktan başka bir sorumluluğu yok. Yolladıklarımın hep geri yollanmasına ve 10 yıl sarhoş gezmeme rağmen yazmaya devam ettim. Ortalıkta doğru düzgün başka hiçbişey olmadığını hissediyordum. Çok iyi olduğumdan değil, onlar çok beter olduğundan devam etmem gerekiyordu. Hala da çok iyi yazıyor değilim, ama onlar hala çok beterler. Aslında birilerinin ortalıklara çıkması için hala yer var. Umarım çıkarlar.”

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.