Avatar; en yüksek bütçeli ucuz film…

James Cameron’dan 2.5 saatlik klişeler geçidi. Kızılderili ya da Afrika yerlisi katliamının alegorisini yapıyor. … güzel. Farklı iki kültür, birbirlerine uzaylılar gibi yabancıdır altmesajı?.. pekiyi. başlıyoruz. ama ilk yarım saatten sonra ne oluyor? ilkkan tarzı asimetrik dövüş, kan sporu tarzı intikam, diehard ve independence day tarzı aksiyon filmi izliyoruz. Mavi adamları ilkel şamanik kültür biçiminde

okumaya devam

yaşasın modern yaşam

Aşıkların elinden sazlarını alıp, gitarlar tutuştururlar. Türküleri unutturur, tatsız tuzsuz Halukleventler, Cemkaracalar, Barışmançolar yaratırlar. Malraux bir kitabının bir yerinde diyordu ki, “eşitlik olamaz peşinde olduğumuz, üstte olanın alttakiyle eşit olmayı kabul etmesi değil. şu fransızların bulduğu gibi birşey olması lazım… kardeşlik!” Misyonerlerden arta kalan yangın yerine antropologlar gittiler. Saygı duyduklarından değil, enteresan bulduklarından. Belki de

okumaya devam

na-mekan

Aklımızdan geçen ilk düşünce her zaman bi yere gidip bir şeyler alıyoruz onun yerine hem kendi yerimiz olsa hem de alacağımız şeyi ordan alırız hem kim rahat konuşma imkanına kavuşur daha kolay bir şeyler üretebiliriz olmuştu. aradık alsancak olsun istedik izmirde gidilecek başka bi yer olmadığından. alsancakda bulduk sonra orasını yapamadık başka bi yere gittik

okumaya devam

walter j. ong’dan zihin açan yaklaşımlar

Kitabın adı “Sözlü ve Yazılı Kültür“. Kitabın esas konusu yazının bulunuşunun sadece sözlerin ve dilin yazıya dökülmesinden ibaret olmadığı, bunun dili de, kültürü de, yani insanın bütün düşünme ve hatta algılama biçimlerini değiştirdiği. Önce kısaca kavramları netleştireyim. Kitapta bahsedilen “birincil sözlü kültür ortamı,” söylenen şeyin herhangi bir biçimde kaydedilemediği ortam. Yani söz söylendiği anda var

okumaya devam