Menü Kapat

Ay: Mayıs 2008 (sayfa 1 / 3)

çarşı’nın kendini feshetmesi

Beşiktaş kültür merkezinde yapılan “Asi Ruh” belgeselinin galasında Alen Markaryan bir konuşma yaptı. Ortalık karıştı. Kimisi hayır bitemez dedi. Kimisi doğru bir karardı dedi. Şimdi “çarşı kendini feshetmiştir” Sözünü kendimce yorumlarsam eğer;

Bunun iki nedeninden birisi bana kalırsa “çarşı” isminin “beşiktaş” adının önüne geçmesi, diğerinin de çarşının amacından, felsefesinden, duruşundan çok şey kaybetmiş olmasıdır. Her x şehirde açılan bir “çarşı x” bunun en büyük örneğidir. Ben eskişehirliyim. Eskişehirde doğdum ve büyüdüm. Beşiktaşa gönül verdim.Ama hiçbir zaman çarşılı olmadım. Hep beşiktaşlı oldum. Bana kalırsa beşiktaş bi semttir. O semtin çarşısı tek çarşıdır. Tezgahın altından formasını çıkarıp giyen, kepenkleri indirip maça giden çarşı esnafı bu efsanenin tek sahibidir. Ben beşiktaşlıyım demektense ben çarşılıyım diyorsa anadoluda bir taraftar; orada bi hata var demektir. bu hareket Çarşı ruhu, kurucuları, aramızdan ayrılan Optik başkan için ödenmesi gereken vefa borcudur. Daha fazla içi boşaltılmadan verilmiş doğru bir karardır. Tribün yine dolacak, yine en coşkulu, en yürekten destekleyen taraftar beşiktaş taraftarı olacaktır. Bunda hiç şüphem yok. Hakkınızı helal edin diye biten bu açıklamaya cevaben hem hakkımız varsa helal olsun demek hem de bu topraklarda karşılıksız sevgiyi, tek yumruk desteği, taraftarlığı, duyarlılığı öğreten bu ruhtan hakkını helal etmesini istemektir bize düşen. son olarak;

seninle ağladık
senle güldük biz
sevdamızın uğruna canlar verdik biz
zindanın siyah olsun beyaz aydınlık
herkese nasip olmaz
beşiktaşlılık

orada kimse var mı?

her gün kuiz, 2 güne bir ödev, her haftaya sınav. bir yandan projeler, bir yandan işler, bir yandan ekstralar, bir yandan ricaları yapmalar, bir yandan finaller. hadi benim nefes almak için bile önce yapmam gerekenleri halletmem gerekiyor. siz neredesiniz dostlar? vakit yetersizliğinden alıntılarla geçiştirilen bir dönemde kusmanızı dileriz içinizdekileri.

bu arada fanzin taslağının 2.si de saçma windows hatalarından biriyle yine kayıplara karıştı. ilkinden daha güzeldi. 3. için çalışmalara başladım. nedense bu seferki kayıp koymadı hiç.

o arada site hazirana kadar text bazlı devam, sonrasında yaz tatili oh be’ deyişleriyle birlikte. yine, yeni, yeniden.etilen.herdaimşıngırmıngır

süper lig

bir sezonun daha sonuna geldik. şampiyon galatasaray oldu. tebrik falan edelim. en az bizim kadar haketmediler. cüzdanı temizlerken elimize geçen futbol bileti sayısı büyük çoğunluğu deplasman olmak 11. 4-5 tanede basketbol maçını sayarsak 15 maç fena sonuç değil ankaradan gittiğimizi düşünürsek. yine romantik davranıp endüstriyel futbol, sokak futbolu vs. düşüncelerini tekrar etmeye gerek yok. bu yıl gördüklerim, bizzat tanık olduklarım asıl üzücü nokta tribünler. ne kadar yakın olursan o kadar nefret ediyorsun bu “harika”, “imrenilen”, “dünyanın alkışladığı” tribün gruplarından. daha doğrusu onların “abi”lerinden. kaldırmak istediğin otobüse müdahele edenlerden, ellerine geçen bedava biletleri derbi maçı öncesi gişe fiyatı değerinin üstünde satmaya çalışanlardan, yok demeye kalkıştığın anda adamlarını üzerine salanlardan, yönetimle aradaki “alışveriş” iyi gittiği sürece prostesto etmeye çalışanları durduranlardan, ve tribünde ne kadar hoşlanmadığın şey varsa arkasında onların isimleri geçen; tribün mafyalarından. bundan sonra param olsun gider numaraları kombinesi alırım, paşa paşa maçımı izlerim dedirttiniz ya bize de; teşekkürler.

hayyam

hiç hiçbir şey bilmiyorlar
bilmek istemiyorlar
hiç hiçbir şey bilmiyorlar
bilmek istemiyorlar

şu cahillere bak
dünyanın sahibi onlar
şu cahillere bak
dünyaya egemen onlar

onlardan değilsen eğer
sana zalim derler
onlara aldırma hayyam
dostum, dostum…

hiç hiçbir şey görmüyorlar
görmek istemiyorlar
hiç hiçbir şey görmüyorlar
görmek istemiyorlar

ömer hayyam

kendimiz yazmalıyız

okunacak bir şey kalmadığında.

etraftagenelkanı

vesözcüklerleifadeedilişi.

– Bizi alıştırdılar, orospu çocukları. Hiçbir şey yapmadan dolandığım zaman kendimi suçlu hissediyorum.

charles bukowski

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.