2000 Yıllık Ağıt

prometheus’un enkarnesi olabilirim. “zeus tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yoktur” demiş, ateş hırsızı. bencil, baskın, iğrenç tanrının henüz bir isminin dahi olmadığı kadim zamanlar. zeus’un sembolize ettiği korkunç varoluşa sahip yaratığa inanılabilinmesi. sanatın, güzelliğin değerli olduğu kadim zamanlar. sümer, antik mısır, antik yunan. mitolojinin,tarihin kendisi olduğu muazzam günler.

nasıl olur da bir ruh emicinin güzellik olduğunu, tüm evreni yarattığını sanabilir insan? dünya varlıklarının kanına aç bir varlığın tek tanrılığını iddia etmesi? ah bu berbat yalana inanabilen insan? insan kurban istemediğini söyleyip, kendisi ve dini için savaşılmasını, bunun yayılmasını emreden maymun iştahlı varlığa tapınmak. onun adını söyleyip kaç milyon canlıyı katlettin insanlık? kaç düşünen, farklı tanrıya ya da tanrılara inananı yok ettin? kaç hayvanın akıttın kanını?

cadı avlarınız ve engizisyonlarınız. afarozlarınız. emevilerin pagan türgeş erkeklerini öldürüp, kadın ve çocukları, köle ve cariye olması için felaket yarımadasına götürmesi. yeryüzünde senin için ne kadar kan akıtıldı yahve? ne zaman bitecek açlığın? bu dünyanın canlıların kanına ne zaman doyacaksın? düşünebilmeye, sorgulamaya, bilime, sanata karşı çıkan bir ilaha nasıl tapınabilir, bir insan? kim heykellere şeytan işi der? kendisinin dahi bir portresinin çizilmesini yasak eder? “o kadarını sorgulayamayız, arşında oturan bizden daha çok şeyi bilir.” diyebilip olduğu söylenen cehennemden korkar? iskandinavların bir zamanlar cehennemi buz gibi bir yer olarak düşlemesini bildikten sonra, gereken kısa akıl yürütmeyi kim yapamaz?

bu bok çağından iğreniyorum. hangi aptal ailesinden biriyle, bir arkadaşıyla iletişimine son verir, bir yarımadadan ortaya çıkan şey  için? 9 yaşındaki biriyle yatan bir adama nasıl efendi diyebilir? nasıl evrenin onun ışığı için yaratıldığını düşünür? hangi kadın, bir adamın 4. eşi olmayı emreden bir kitaba özgür iradesiyle inanabilir ve dahi propagandasını yapabilir? kendisini herhangi bir şahitlik durumunda tek başına bir erkekle eşit tutmayan tanrıya nasıl tapınabilir bir kadın? yalnızca bir pil, bir enerji deposu olarak görüyor insanları, adına ölümler yarattıkları, onların. ve gerçek, keşfedilmek için apaçık ortada duruyor.

1 yanıt: “ 2000 Yıllık Ağıt ”
  1. İnsan cevabını duymak istediği soruyu sorar. Yazıda sorulan sorunun cevabı kimde saklı o bile değil kaldı ki burda sitem dine mi, Tanrı’ya mı, insana mı, çağa mı belli değil. Din ve sanatın aşkın olana yönelmesi ve birçok ortak noktayı taşımaları dolayısıyla beraber yürüdüğü söylenir. Bilim denilen şey bilgiyi tekeline aldığı günden beri hem sanata hem dine hem de düşünceye kalan kendi bilgiyi kavrayışları dolayısıyla gerçek olma fırsatı tanınmayışıdır. Mitolojinin tarih olduğu bir zaman dilimi varsa eğer bilim bunu ancak komik bir tevatür olarak görür şu anki bilgi birikimiyle. Şu anki dedim çünkü bilimsel gerçekler hakikati karşılamaz. Madem mucizelere inanacağız o takdirde yarımada hikayesine dudak bükersek yine bilgi meselesine gelmek durumundayız. Olayları değerlendirmek için Hermanötiğe mi başvurarak biligimizi arayalım? Arayabiliriz. Ama her yeni bilgi gördüğün üzere insanı özgürleştiremiyor. Yazının hangi cümlesine hangi cümlesini kaynak teşkil edebiliyim şaşırdım. Ha açık kapıdan sıvışmak üzere insan zaten bu karmaşada kendini tamamlar derseniz, ancak mübarek olsun diyebilirim. .
    Tırnak içindeki cümlenin diğer anlamı insanın Ben Tanrı değilim demek. Bilgi iddiasından uzak gerçekci bir söylem. Bilgiyi üretme konusundaki Tanrılık iddiasında bulunan insansa bu çağdan şikayet etmeye hakkımız yok. Eğer ki bilgi çağını kutsamıyorsak burdaki eleştirileri de kendi çağına göre değerlendirebilmeye çabalamımız lazım. En azından komik duruma düşmemek için. Tarih bilgisinin avamiliği ayrı bir yazı konusu olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir