196

üstteki rakam çin’in urumçi’de kurşuna dizdiği insan sayısı ve bu rakamlar ne açılış, ne de kapanış rakamları. devletler, devlet olmaya devam ettikleri sürece, haber bültelerinde altyazı geçerken bir kere okuyup, 5 saniye ay yazık olmuş deyip magazin programlarına zap yapmaya devam edecek “majority” denilen çoğunluk. afrika’daki iç savaşlara sesini bile çıkarmayan diğer kesim ise, malum sitelerde avatar değiştirip sağa sola mail forwardlayıp olayların bitiminden sonra 2 hafta içinde unutacak yaşananları.

ve sen niye hala bunları okuyorsun ki, bak hadise’ye ahlaksız teklif yapmışlar.

3 yanıt: “ 196 ”
  1. – hadisene!
    – hadise ne?

    hangi ahlaksız hadise’ye teklifte bulunacakmış şaşarım.

  2. ..halbuki 196 kez öldürülmüşsündür, 196 yerinden vurularak. ama sen yaşıyorum zannedersin. sahil kenarında yürürken meltemin tenini okşamasını hissedemezsin mesela. aklın demin önünden geçtiğin mağazanın vitrininde gördüğün fokların acımasızca öldürülmesi ile elde edilen deridedir. ya da kapitalizmin kanlı ellerinden çıkma bembeyaz bir jaguarda kalmıştır fikrin. ve sen bunları düşünürken bir 196’nın daha ruhu ölümsüzleşir.

  3. bir kez okursun, bitirince ekrana bakarsın. bir daha okursun. bir kez daha ekrana bakarsın. sonra biri kola der, yanında sigara da olsun istersin. sigaran biter. urumçi. 196 insan ve onları öldürmeye yetecek kadar kurşun. 196 saniye bile düşünmezsin bunun üzerinde. yirmilik dişin apse yapmıştır, başka birşey düşünemezsin. yada tercih mercih, üniversite kaygısı, beklediğin kişiden haber alamazsın. eskişehire dönecek yol paran yoktur. bunu da düşünürsün. sonraki öğünde ne yiyeceğini düşünürsün. evde oynaşan kedileri izlersin. 196 kişi 196 saniye bile yer kaplamaz. ama o kişiyi beklersin günlerce, bir o kadar saniye. kurşuna dizilen 196 kişi ve yeterli kurşun, gerekli barut miktarı. anlamsız geliyor. tekrar ediyorum sürekli. hala anlamsız geliyor. yaşıyorlar diye sivrisinekleri bile öldürmem, yaşıyorlar çünkü. bir yaşamı var. gerçekten çok anlamsız geliyor. haberleri izlemem, sadece burada ne varsa onları öğreniyorum. yada arada denk gelirse. gerçekten çok anlamsız geliyor. sivrisinekleri öldürmem, ısırdıkları yeri kaşımazsam bir sorun yaratmıyorlar çünkü. kaşımıyorum. 196 kişi, iyi kötü yaşıyorlardı işte. dünya hali: sıkıntısı derdi eksik olmaz. biri ölen kurtuluyor demişti. böyle boku bokuna ölünce. aklıma başka şeyler geliyor, ikinci dünya savaşında katledilen çinliler, güneş imparatorluğu güzel kitaptı. bir japon askeriyle sonradan röportaj yapmışlar, çinlileri insan olarak görmediklerini söylemiş ağlayarak. hatta bir takım yarışmalar vs.: kim kılıçla en fazla çinliyi öldürecek. bu duyguya kapılmamak için saçmalıyorum. 196 kişi. ne yapabilir insan, bazıları var mavi fonlu ay yıldız koymuşlar avatarlarına. ne yapmalı? ne zaman kelimelerin ötesine geçilebilir? birşey hissetmiyorum 196 kişi için, sadece çok anlamsız geliyor. onlar artık bu dünyanın yükünü çekmeyecekler. eh biz de ölelim boku bokuna, kurşuna dizilelim yada. hiç anlamıyorum. kim anlıyor merak ediyorum. kurşuna dizildiler çünkü sebepleri şunlar… hadiseye kim ahlaksız teklif etmiş acaba, aklımıza gelmişken hadisenin göbeğini de izleyelim. göbek en azından, bir anlamı var. kadın göbeği. güzel. anlamsızlığı çeker alır göbek deliği. hatırladığım bir sahne var, belki guguk kuşundadır. bu dünyada çok acı var diyor olmalı bir akıl hastası bütün vücudu kasılmışken. hala asıl söylenmesi gerekeni bilmiyorum. susamıyorum da. sussam unutacağım çünkü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir