Menü Kapat

matthew barlow – sound meditations

bazı şeyleri paylaşmayı nicedir erteliyoruz ve bazı şeyleri ertelemeye devam edecek gibi görünüyoruz. neyse. geriden gelen paylaşımlardan bir tanesi sound meditations. adı üzerinde ses meditasyonları. matthew barlow 2016 sonunda hazırlamış. kayıtların tamamı canlı ve tek seferde oluşmuş ve paylaşıma sunulduktan sonra orijinal master versiyonu silinmiş. arkasında yatan düşünce sesin sadece anlık varolabileceği ya da meditasyon öğretisinin temelinde olduğu gibi sadece içinde bulunduğun ana odaklanmak. şimdiki zaman için üretilen bir çalışma ve dinledikten sonra erişmeniz garanti olan huzur. başka şeyler ile dikkatinizi dağıtmadan kendinizi ana ve müziğe bırakmanız dileğiyle;

.

african hairdress signs

her ne kadar son günlerde internet facebook, twitter, instagram, youtube gibi kanallardan ibaret olmaya başlasa dahi, enteresan konulara odaklanan arşivlerle karşılaşmaya devam ediyoruz. bunlardan biri “african hairdress signs” yani afrikadaki kuaför tabelaları koleksiyonu. nerede işinize yarar emin değilim ama bakmaya başladıktan sonra sonunu getireceğiniz kesin.

african hairdress signs

(F)Az Değişimi

Suyu düşünüyorum,
Düşünürken sıvılaşan beynimi,
Çarpım tablosu bileşenlerini,
Ve unutamadığım küçük
Ünlü uyumunu.
Penceremden içeri uzanacakmışçasına
Yakın
Ve aslında bir o kadar uzak olan
Bulutları,
Yağmurun bugün yağma olasılığını
Ve havadaki nemi,
Yağmurla toprağa karışan
Zararlı atıkları,
Tokken karnı guruldayan insanları
Ve açken kalbi göğüs kafesine sığmayanları,
Sokaktaki çıplak ayaklı çocukları,
Denize kıyısı olan kasabalardaki
Martıları
Ve onların göç yollarını.
Sonra yeniden suyu, maviyi, denizi…
Eskimeye yüz tutmuş bilmem kaçıncı yeniyi,
Düşünmeye değenleri ve değmeyenleri,
Düşünüyorum.
Zihnim metrobüs gibi
İterek oturanlar
Ve son durağa kadar gitmeye ısrarlı olanlar.
Bir de mentollü mendillerle burnunu,
Aynalı camları olan gözlüklerle gözlerini
Kapayanlar
Var.
Gitsinler istiyorum,
Evlerine, dağlarına, yurtlarına
Sokaklara…
Beynimin boğumlarında mevzilenip
Tutuştukları bu sonuçsuz kavga
Bitsin…
Gitsinler istiyorum,
Gitsin.
Dağılsınlar !
Az sonra boşalacak bulut gibi
Dağılsınlar.
Ve annemi düşünüyorum,
Onun bana anlattığı masallardaki gibi
Bir varmış bir yokmuş takip mesafesini
Korusunlar hayatımdakiler diye
Devletin tüm resmi makamlarına
Dilekçeler yazıyorum.
Gitsinler istiyorum,
Gitsin.
Ya da beynim direkt
Süblimleşsin.

ella & pitr

nicedir sokak sanatı üzerine paylaşım yapmamışız. ayıp. boşluğu ella & pitr ile dolduralım istedik. kendileri 2007’de bir sokağa poster yapıştırırken denk gelip tanışmışlar. ardından o yıl güçlerini birleştirip “les papiers peintres”i oluşturmuşlar. zamanla özellikle fransa st. etienne’de, şilide, portekiz ve kanada’da olmak üzerede çok sayıda üretimleri olmuş. üretirken eğlenebilen, devasa boyutlarda iş yapabilen iki güzel insan. takip mesafenizi koruyunuz.

ella & pitr

porque amar y cantar eso cuesta*

Becho, kemanını, ölmek üzere olan küçük bir çocuğu yanaklarından öper gibi çalar. Çünkü bundan ibarettir yaşamı; ezgilerin içinde uçuşup giden zaman ve ağaçlar.

Becho, aşklarını da kemanını çalarken olduğu gibi, tutkuyla yaşar ve sadıktır hep.  Budur onun için başlangıç çizgisi iki kişilik bir yaşamın; tutku ve sadakat. Tıpkı kemanıyla arasında olduğu gibi.

Becho, ölüme hazırlıklıdır her an. Çünkü gördü insanın toprağın altına çırılçıplak yerleştirilen bedenini; ve kendi ölüm şarkısını kendi yazdı kemanıyla. Ama biliyordu çalacak kimsenin olmayacağını.

Becho, bir vaha arar rüyasında gördüğü çölün ezgisine. Bulduğu vahada giderir yoksun olduğu ne varsa. Fakat, elbette karşılıklıdır iyilik. Vahaya gövdesini satar en sevdiği şarkının. Çünkü bilir Becho bedelini aldığı her şeyin.

Ve kendi için bir şarkı çalar Becho. Dans etmek için aynanın karşısına geçtiğinde, vücut bulmamış bir boşluk, hiç varolmamış bir (öte) varlık olduğunu öğrenir kendisinin. Katlanamaz buna; ve öldürür kendisini bir orkestra eşliğinde, aslında hiç var olmayan.

Ölümünden yüzyıllar sonra, Becho için şarkı yazar biri. Böylece anlaşılır Becho’nun aslında yitik insanları anlatmak için yaratılmış,  Sembolizm’in kucağında uzanan bir çocuk olduğu.  Meryem’in kucağında yatan İsa heykeli gibi. Çarmıhtan henüz indirilmiş; ne ölü, ne diri.

bir orkestrada keman çalar Becho
o, savunmasız çocuklar gibidir
hayatı, ona acı veren bir kemandan
başka bir şey değildir.

aşkı anlatan ve küçük çocuklar gibi
masum olan kemanlar, içindeki çıkmazı seslendirir
becho, acıdan ve aşktan söz etmeyen
güçlü bir kemanın ezgilerinin peşindedir.

Becho’nun kemanı aşkı tanımasa bile,
onun hissettiği gecedir
pişmandır kemanı çağıran,
döndüğü yer hüznün sonsuz ezgisidir.

kederli kemancı çocuk sakinken bile,
çalmasa da kahverengi ahşap kelebeği
ruhundaki hiç susmayan ses
kemanın içli sesidir.

hem yaşam, hem ölümdür keman,
onu çalarken, Becho göklerdedir
çalamaz olur, ayrılır orkestradan
çünkü sevmek de çalmak da bedelsiz değildir.

yeni mağara adamı manifestosu

Huzuru nerede bulabilirsiniz?
Mutlak sessizliği nerede bulabilirsiniz?
Zifiri karanlığı?
Burada.
Telefon çekmiyor.
Wi-fi yok.
Televizyon yok.
Radyo yok.
Bu gerçek “underground” sound’u. (çünkü yani burası gerçekten yeraltı)
Dış etkenler falan yok.
Boş bir tuval.
Tabii aslında tamamen boş değil. Şu duvarlara bakın. Ne görüyorsunuz oraya baktığınızda? Yüzler görebiliyor musunuz? Desenler? Gerçekten orada değiller biliyorsunuz. Geceleyin gökyüzünde
akrepler, ayılar veya avcılar olmadığı gibi. Hayır, onlar unutulmuş bir mağara adamı tarafından noktalar birleştirilerek icat edilmiş resimler. Evren rasgeledir: sadece insan ona bir kalıp biçmeye
çalışır. Bir anlamı olması için.
Ama bu motifler var oldukları halleriyle de iyi değiller mi? Bir anlam çıkarmadan? Bu kadar güzel bir şeyi yapabilmek istemez miydiniz? Tabii ki isterdiniz. Ama bunu kimse yapmadı. Bu sadece oldu.
Dikitler
Sarkıtlar
Biliyorsunuz bunların oluşması 20.000 sene sürüyor.
Ben de kendimi yavaş çalışan biri sanırdım.
Geçtiğimiz yüzyılın en etkili ve kayda değer grubunun çıktığı mekanın adının The Cavern (mağara) olması tesadüf mü? Sanmıyorum.
Ve neden en iyi gece kulüpleri soluk, karanlık, alçak tavanlı bodum katlarıdır?
Cevabı kolay:
Çünkü bize burada olduğumuz zamanı hatırlatırlar… Mağarada. Yani lütfen; sizce neden rock (kaya) müzik diyoruz ki?
Her şeyin başladığı yer burası.
Ailenizin bir üyesi burada yaşamıştı.
“hayallerinizdeki ev”in aslı
Şimdi eve dönme vakti
Kaynağa dönem vakti
Sizi gerçekte kim olduğunuzdan ve ne yapmak istediğinizden alıkoyan devamlı, bitmek bilmez, anlamsız zırvalamalardan kaçmanın zamanı…
Burada oturup düşünecek yer var.
Yaşanacak yer de
İçeri buyurun. (kafaya dikkat)
Oturun.
Bir kayaya bakın.
Haydi baştan başlayalım.

Jarvis Cocker
Çeviri: Viktor Platan
karga mecmua – sayı 92

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.