Replikas – Vakt-i Kerahat

Sen yoktun doğduğunda olduğunu ben duydum Taşımla toprağımla beşiğini ben kurdum Küçüktün doyamazdın yemeğini ben buldum Haydi gel anlat bana benimle nasıl güldün Ben yoktum doğduğumda olduğumu sen duydun Elimden kollarımdan dostum diye sen tuttun Düşmanız deme bana alnından bir ben öptüm Ne oldu söyle bana beni neden ağlattın Hiç yoktum doğduğumda olduğumu ben duydum

AK! VAR! YUM!

ve kemirildi her şey ve zehirden her şey sıyrılan bir yıldız siyah köpükler döken makas mühürlü ellerin açıp kapadığı akvaryum açık denizlerin halatlarıyla süslenmiş dur her şey renkler sesler dokular değil sus bu adımlar adın değil bu eller rengin bu gürültüsüzlük sesin değil Mİ den DO ya RE den FA ya uç gözlerin kanatların değil

Hiçlik sahiden mi

Yaşam üstüne merak insanın varoluşu kadar eskidir. Nasıllı, Nedenli sorular her dönem insanoğlunun yularını tutmuştur. Elbette hepsinde aynı etki olmasını hatta bir etki olmasını bekleyemeyiz, çünkü içine doğduğu çevre bu soruları sormasına daha en başından engel olur bazılarının. Coğrafya kader derler, hakikaten faunasının o kişinin düşünüş, algılayış böylelikle de yaşayışını etkilemiş olmasıyla adeta kanıtlar. Düşünme

Suda Ay İzi

Yalnızı öptüm son harfinden, kimsesizi.Sana uzanamadım. .. Çuvallar dolusu siyahlar toplamıştım.Hepsini yangından sağ çıkan bir ağacın dalına astım.Ardım, kuşağım belimdeki.Önüm, usuma sıkışmış hayallerim.Kafesler dolusu mahlûkatı serbest bıraktım.Kalbim, cenderedeki ufak bir su birikintisi. .. Kül tozuyor, ellerim(iz) kirli.Külleri bir ateşe atıp gözümü bozkırlara diktim.Bir cümlede yan yana gelmese isimlerimiz,Bir kovuğa gizlediğim açıkçası 100 yıllar gizleyebileceğimSenliğim, kaçışı

günden kalanlar

Neden, neden hep olduğunuzdan başka türlü görünmek zorundasınız? genelde kıyıda köşede kalmış şeyleri paylaşmayı tercih etsek dahi bazen yeterince popülerleşmiş eserleri vurgulamakta bir sorun görmüyoruz. 2017 yılında nobel edebiyat ödülü almış kazuo ishiguro’nun en “sağlam” kitabı olarak nitelendiren “günden kalanlar”ı bu örneklerden biri. 4 haftalık bir zaman diliminde yazmış. eşiyle çarpışma diye adlandırdıkları bir dönem

mario monicelli’nin kaçışı

“… CB (Carmelo Bene), kendi azınlığını Puglia’daki insanlarla ilgili olarak yaşar: Herkesin bir Güney’i ve bir üçüncü dünyası olması anlamında Puglia da CB’nin Güney’i ya da üçüncü dünyasıdır. Oysa bir üyesi olduğu Puglia insanlarından bahsettiğinde, “yoksullar” sözcüğünün hiç de uygun düşmediğini hisseder. Çalışmaktansa açlıktan ölmeyi tercih eden insanlara nasıl yoksul denilebilir? Efendi-köle oyununa girmeyen insanlara