akiba
özgürlük gündelik işlerden azade olmak demektir. akiba bolo’bolo ile tanıdığımız p.m’in kültürel çeşitlilik, ekolojik sürdürülebilirlik ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopyalarını fütürist bir bilimkurgu hikâyesine taşıyarak aktardığı gnostik romanı. arafdiyarı’nda çeşitli cennet ütopyaları – kendi cennetinizi kendiniz yaratmanız için. “düşmanlarımız kapitalistler, hükümetler ya da küresel şirketler değil. bizim düşmanımız bir matris, gezegeni ele geçiren yabancı...
TURGUT UYAR’I DUY!
bira yağ. duvar uzaklaş. kafa sakinleş. geçmiş gelecekle. life in mono bağır. istanbulmak fethedil. mide bulan. gözler kanlan. burun kana. eller titre. köprü uzak dur. daimi ergenlik bit. duygu salma. duygu sellenme. bardak icat ol. bardak dol. tırnaklar kesil. beyin susul. gitar sokul. camlar kırıl. kırıklar dağıl. çarşaflar kok. sevgili git. koku kal. sevgisiz dön....
dada manifestoları
sanat “acilen” ameliyat edilmelidir! şubat 1962′de dada insanların her şeyin mantıklı olması konusundaki zorlanmalarını yok etmek ve olayların doğal, mantıksız sırasını yeniden keşfetmek istemiştir. dada günümüz insanının mantıklı saçmalıklarını, mantıksız anlamsızlıklarla değiştirmek istemiştir. işte bu yüzden büyük dada davulunu çaldık ve mantıksızlığa olan övgümüzü uzun bir süre gürültülü bir şekilde ilan ettik. dada venus de...
ekmek arası
her altkültür, üstkültür, karşıtkültür lafı geçen yerin bir köşesinde muhakkak anılması gereken isim charles bukowski. sosyete olarak kendisinin üzerinde durmazsak camiadan dışlanırız kaygısıyla kendimizi garantiye alalım istedik. pis moruk, iğrenç adam, küfürbaz bukowski her ne kadar arkasında iki küfür, iki seviş biraz da alkol içerikli yazarak yeraltı edebiyatı yaptığını zanneden bir nesil bıraksa ve adam...
furuğ ferruhzad
iranlı bir şair furuğ. sanatın muhtelif dallarına konarak yaşamış bu kimsenin en mühim derdi kadın olmaktı belki de. ya da iran’da kadın olmak demeli. adını zikredince bile insanı hüzünlere gark eden bu kadından bir şiir paylaşalım dedik. “yeryüzü ayetleri” isimli şiir derlemesinin “yeniden doğuş” kısmında yer alan, en az ibrahim tatlıses’in, kadın topukları için olduğu...
ruj lekesi . yirminci yüzyılın gizli tarihi
ruj lekesi greil marcus‘un ismi gibi gizli kalmış bir kitap ve bir şekilde piyasada bulunmamaya devam ediyor. ayrıntı neden tekrar basmıyor soru işaretlerim hala sürse de, vakti zamanında kütüphaneden alıp okuyabildiğim bu kitabı sevabına hediye edebilir ya da bulunduğu lokasyonu bildirebilirsiniz. elinde olanlar, bir şekilde eline alabilen şanslı talihlilerin iyicene sindirmesi dileğiyle – unutmayın, yer...
üzümün kardeşliği
sonra tuhaf bir şey oldu … Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlarının ve paylaştıkları...
Siber Gnosis dergi yayında!
elimize geçince tanıtırız demiştik, elimize geçene kadar iş işten geçmiş olabilir, olmasın. sonradan çok arayacağınız mecmua, yapımda ve yayında geçen herkesin eline sağlık. Siber Gnosis yayında! Siber Gnosis, Periferi Kollektif tarafından hazırlanan ve bağımsız sanatçı-çevirmen-yazarların gönüllü katılımıyla şekillenen, bir yatay yayıncılık deneyidir. Siber Gnosis’in ilk sayısı, her bir nüshasına Periferi sanatçıları tarafından yapılan “işler” ile birer koleksiyon nesnesi olarak...
hey! jack, gary, allen, alp!
C. Hakan Arslan 1966 Ankara doğumlu. Şu sıra “Parçacıklı Düşünce” adlı bir kuramsal metin ile iki yeni anlatı üzerinde çalışıyor. Yirmi yedi yıllık şiir serüvenini “Manhattan Satori” başlığıyla tek bir kitapta toplamayı tasarlıyor. Kitapları: Şiir: Hey! Jack, Gary, Allen, Alp! (YKY, 1997), Kıya (Yurdakul Kavas ile) (Ağu, 1991), Varlık Damıtan (YKY, 2010). Deneme: Zaman’ın Kültürleri (Ağaç, 1992), Sinema Galerisi (Alamuk / Bahçe, 1993). Çeviri: Allen Ginsberg – Kuşbeyin: Seçme Şiirler...
rus avangard manifestoları
daha önce genel beğeniye tokat kısmısını yayınladığımız rus avangard manifestoları yine bir yolculukta tek lokmada tüketilesi kitaplardan. ufuk açıcı olduğu söylenebilir ve önsözü kitaptan daha iyi olabilen ya da diğer bir değişle bir önsözün her şeyi özetlediği kitaplardan ayrıca. buyrun aşağıda önsözü, kitap sizin. önsöz insanlığa filoloji ile ilgilenmenin gereğinden bahseden ve bu bilim hakkında eldeki en...
kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi
ilginç insanların sayısı neden bu kadar az? milyonlarca insanın içinde neden sadece birkaç kişi? bu kasvet verici ve cansız türlü yaşamaktan başka çare yok mu? tek bildikleri şiddet sanki. uzmanlık alanları. şiddet söz konusu olduğunda çiçek gibi açıyorlar. olasılıklarımızı kokutan bok çiçekleri gibi. sorun onlarla etkileşim içinde olmanın kaçınılmazlığında. evime elektrik istiyorsam, bilgisayarım bozulmuşsa, arabama...
cam kent
cam kent paul auster’in new york üçlemesi serisinin ilk kitabı oluyor. herkesin içinde belirli sayıda sözcük vardır diyen auster, kendisinin içinde biraz daha fazla sözcük olduğunu ortaya koyuyor. siz de okumaya başlıyorsunuz; her şey bir yanlış numarayla başlamıştı; gecenin sessizliğinde telefon üç kez çalmış ve adamın biri ona başka biriyle görüşmek istediğini söylemişti… her şey...

